C&A’dan Sürdürülebilir Bir Adım - ORGANİK PAMUK

C&A beş yıl önce organk pamuk programını hayata geçirdi. Amaç; hem çevreye hem de tarım işçilerinin sağlığına zarar vermeden pamuk üretimi gerçekleştirmek. C&A Türkiye Ülke Direktörü Berna Kural Okandan, 2005 yılında Textile Exchange organizasyonuna üye olduklarını ve 2008 yılında Shell Foundation ile birlikte Hindistan’da 5 yıllık bir projeye imza attıklarını anlatıyor. Sürdürülebilirlik açısından birçok alanda çalışmalar yaptıklarını da dile getiren Berna Kural ile İkibin50 dergisi olarak C&A’nın sürdürülebilirlik konusuna yaklaşımını konuştuk.

Öncelikli olarak C&A’nın organik pamuk kullanımına başlamasında neler etkili oldu ve bu geçiş süreci nasıl gelişti?
Organik pamuk konusundaki çalışmalarımız insan ve çevrenin korunması için süreklilik stratejimizin önemli bir parçası. Bildiğiniz üzere pamuk, dünyada gıda amaçlı olmayan en sık ekilen tarım bitkisi. Ancak, geleneksel pamuk ekimi su gibi kısıtlı olan doğal kaynakları yoğun şekilde tüketmeyi ve büyük miktarda suni gübre ile toksik bitki koruma ilaçları kullanmayı gerektiriyor. Bu da insan ve doğaya zarar veren bir süreç.

Oysaki organik pamuğun ekimi, üretim ülkelerinde gerek çevreyi gerek çiftçilerin ve ailelerinin sağlığını pozitif etkiliyor. Bu nedenle C&A olarak, bundan 5 yıl önce organik pamuk programını başlattık. Bugün, organik pamuktan tekstil ürünleri için dünya çapında söz sahibiyiz.

Organik pamuğa verdiğimiz önem sadece müşterilerimizin beklentilerine karşılık vermek değil, aynı zamanda da sosyal sorumluluk projelerimizin de bir parçası. Amacımız daha verimli enerji ve su tüketimi ile sınırlı kalmayıp, kimyasal gübre ve ilaçları kısıtlayıp, doğal yaşamı korumak ve pamuk üreticileri için daha iyi yaşam koşullarını desteklemek.

Organik pamuk kullanımı konusunda şu aşamaya kadar neler yapıldı ve şu anda neredesiniz?
C&A olarak, şu anda dünyanın en büyük organik pamuk perakendecilerinden biriyiz. Sağlıklı ve doğaya saygılı organik pamuktan ürettiğimiz BioCotton koleksiyonumuzda, yılın her döneminde bebek ve çocuklar için olduğu kadar, yetişkinler için de geniş ürün seçeneği hazırlıyoruz. Bu özel ürünlerimizi de üretim maliyeti daha fazla olmasına karşın diğer tüm ürünlerimizde olduğu gibi uygun fiyatlara satıyoruz. 

2008 yılında organik pamuktan ürettiğimiz 15,3 milyon giysi sattık; 2010 yılında ise satılan parça sayısı 26 milyona ulaştı. Böylece, şimdiden toplam pamuk koleksiyonumuzun % 13’ünün organik pamuktan oluştuğunu söylemekten gurur duyuyoruz. Bu nedenle organik pamuk projemizin başarısının kendimiz kadar, müşterilerimizin de eseri olduğunu düşünüyoruz.

İşçi sağlığı ve güvenliği de sürdürülebilirlik açısından kuşkusuz çok önemli bir konu. Textile Exchange ve Shell Foundation ile işbirliği yaptığınız biliyoruz. Bu kapsamda ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz? İşçi sağlığının korunması ve bilinçli üretimin gerçekleşmesi adına gerçekleştirdiğiniz çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Organik pamuk projemizin temellerine bakacak olursak, C&A olarak  2005 yılında kamuya yararlı "Textile Exchange" organizasyonuna üye olduk. Onların yardımıyla organik pamuk üretim stratejimizi geliştirdik. 2008 yılında partnerimizle birlikte, Shell Foundation’ı da yanımıza alarak, Hindistan'da odak noktası organik pamuk ekimini ve kullanımını yaygınlaştırmak olan 5 yıllık bir projeye imza attık. Hindistan’da gösterdiğimiz faaliyetlerde ana düşüncemiz, çevreyi ve 30 binin üzerinde çiftçi ve ailelerinin yaşam koşullarını önemli ölçüde iyileştirmek oldu. Hedefimiz ise süreklilik gösteren bir tekstil değer artışı zincirini oluşturma fikrinin sonuç itibarıyla dünyanın başka bölgelerine de uyarlanabilir olmasını sağlamak oldu. Ardından 3 ortak olarak, "CottonConnect" adındaki organizasyonu kurduk ve bu hedefimizi başarıya ulaştırdık. CottonConnect organizasyonunun görevi, geleneksel yöntemlerden kalıcı ve yenilenebilir tarım yöntemlerine geçişi, adapte edilebilir ticari modellerle hedefli şekilde teşvik etmektir.

İnternet sitenizde, geleneksel yöntemlerle yapılan pamuğun işçi ve çevre sağlığına zararlı olduğuna dikkat çekiliyor. Organik pamuk üretiminde bu süreç nasıl gelişiyor?
Pamuk, üretim yaptığımız ülkelerdeki çiftçiler için verimli bir kültür bitkisi olup, tarımsal istihdamda kilit rol üstleniyor. Ancak, geleneksel yöntemlerle yapılan pamuk üretimi, özellikle tarım ilacı ve su tüketimi konuları ekseninde, insan ve çevre sağlığını olumsuz etkiliyor. 

C&A olarak, uzun vadede organik pamuğa geçmeye başladık ve böylelikle süreklilik gösteren tarımı destekleyici geniş yelpazeli yaklaşımımız çerçevesinde önemli bir adım attık. Şu an itibariyla organik pamuk, dünya genelinde pamuk üretiminin (maalesef) % 1'inden daha azını oluşturuyor. Ancak gitgide niş ürün köşesinden kitlesel pazarlara girmekte. Bunun başlıca nedenlerinden biri de, ekimi ve üretimi ekolojik kriterlere uygun gerçekleşen kıyafetler konusunda tüketici bilincinin artmış olması. Biz müşterilerimizin bu isteklerini yerine getirmek ve ürün yelpazemizde organik pamuk oranını daha da arttırarak, insan ve çevre sağlığı için rakiplerimizi de açtığımız bu yoldan ilerlemeye teşvik etmek istiyoruz.

Organik pamuk kullanımı konusunda neleri hedefliyorsunuz? Benzer çalışmalar gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz?
C&A olarak, 2020 yılına kadar pamuk ile üretilen tüm tshirt, bluz, pantolon ve diğer pamuklu giysilerin tamamını sürdürülebilir organik pamuktan üretmeye başlamak gibi çok ciddi bir hedefimiz var. Bu süreç içerisinde ayrıca insan ve çevre sağlığı için rakiplerimizi de açtığımız bu yoldan ilerlemeye teşvik edeceğiz.

C&A olarak birçok alanda (enerji ve su tasarrufu, lojistik vb) çalışmalar yaptığınızı görüyoruz. C&A’nın çevre politikası hakkında bilgi verebilir misiniz? C&A sürdürülebilirliğe nasıl bakıyor?
Organik pamuk üretiminde daha az suni gübre ve büyüme hızlandırıcı ilaç kullanılıyor. Ayrıca üretim yapan çiftçiler su ve toprak konusunda çok daha tutumlu çalışıyor. Bu nedenle 2020 sürdürülebilir pamuk hedefimizin, aynı zamanda genel sürdürülebilirlik stratejimiz açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz.

Bunların yanı sıra tüm faaliyetlerimizi su kullanımından, lojistiğe, enerji kullanımı ve geri dönüşümden karbon ayak izimize kadar sürdürülebilirlik alanında her detaya son derece dikkat ederek sürdürüyoruz. Gelecek için hayalimiz tüm üretim ve tüketim süreçlerinin de sürdürülebilir hale geleceği ideal bir sistem yaratmak. Bunu zaman içerisinde başarabilmek adına organik pamuğun yanı sıra farklı alanlarda da önlemler alıyoruz.

Örneğin, karbon ayakizimizi kısıtlamak adına 2006 yılından bu yana hesaplama yaparak uygun önlemleri alıyoruz. Avrupa'daki tüm mağazalarımızın çeşitli iş proseslerindeki tüketim ve fayda verilerini tespit ediyoruz ve CO2 eşdeğerini hesaplıyoruz. Özellikle uzak yerlere yapılan iş seyahatleri yerine video ve telefon konferansı gibi yeni teknolojileri kullanıyor ve bu değerleri azaltıyoruz.

Lojistik, mağazalarımız ve ana merkezimiz için her zaman enerji tasarrufu yapma üzerinde yoğunlaşıyoruz. Kullandığımız tüm araçlarda maliyet fayda oranının yanı sıra çevre uygunluğuna da dikkat ediyoruz. Örneğin, afiş ve ayaklı panolarda kullandığımız kağıtları çözücü içermeyen boyalar kullanarak serigrafi baskı yöntemiyle hazırlıyor, işimiz bittiğinde geri dönüşüm partnerimize teslim ediyoruz. Broşür ve raporlarımızı 2008 yılından beri sadece Forest Stewardship Council (FSC) direktiflerine uygun kâğıt üzerine basıyoruz. FSC sertifikası, süreklilik doğrultusunda faaliyet gösteren ormancılıktan elde edilen malzemelerin kullanılmasını öngörüyor. 2008 yılından itibaren ayrıca binalarımızda enerji bakımından daha etkili aydınlatma sistemine geçtik. Bu sistem hem % 8 enerji tasarrufu sağlıyor, hem de çevreye daha az ısı yansıtıyor. Bu da, binanın daha az soğutulması gerektiğinden ayrıca enerji tasarrufu sağlıyor.

Yorumlar

mustafa diyor ki: (17 Nisan 2013)

siz insan sağlığı ile ilişkisi koysanız mutlu alcam!................
,,,,,,

Yorum yaz...