Parayı Yer Yüzüne Geri Getirmeliyiz...

Slow Money

Amerika’da başlayarak dünyaya yayılan ve yerel gıda üreticilerinin desteklenmesini amaçlayan Slow Money (Yavaş Para) hareketinin hedefi çok açık; “Hedefimiz şu, 1 milyon insan, kazançlarının %1’ni yerel gıda sistemlerine yatırırsa ne olur? ”  Binlerce Amerikalı bugünlerde ekonomiye yeni bir yön vermek için harekete geçti. Bu hareketin adı Slow Money (Yavaş Para). Fast-food devi Mc Donalds’ın 1980’lerin sonunda Roma’daki retoran açılışına tepki olarak başlayan, yerel ve sürdürülebilir gıda üretimini teşvik eden ve dünya genelinde yüzlerce yerel şubesi bulunan Slow Food hareketine paralel duran Slow Money, yerel gıda üreticilerinin finanse edilmesini ve yerel gıda sistemlerinin gelişmesini amaçlayan bir hareket.

Slow Money topluluğu, hızlı para akışı, insanlardan ve mekanlardan kopuk bir ekonomi ve başta gıda olmak üzere ekonominin nasıl temelden düzeltilebileceği konuları hakkında insanları yeni bir söylem üzerinde bir araya getiriyor.

Küçük çaptaki gıda üreticilerinin, organik çiftliklerin ve yerel gıda sistemlerinin desteklenmesi amacıyla yatırımcıları ve bağışçıları bir araya getiren Slow Money hareketi, 2008 yılının Kasım ayında çalışmalarına başladı. Slow Money hareketi, aynı zamanda Business Week tarafından “2010’un Büyük Fikirleri”nden biri olarak seçildi.

Hareketin kurucusu Woody Tasch, 2011 yılında verdiği bir röportajda Slow Money hareketini şu şekilde özetliyor;  “Eğer yeni bir gıda sistemi ve yeni bir  yapıcı ekonomi inşa edeceksek, milyarlarca dolara ihtiyacımız olacak. Bu para nereden gelecek? Wall street ya da Washington’dan mı? Vakıflardan mı? Ne yaparsa yapsınlar, bunların desteği doğrudan yeterli olmayacak. Tüm bunların geldiği yer sadece “bizden”  olabilir, doğrudan yaşadığı yerle ilgisi, bağı olan bizlerden…”

Slow Money’nin ayrıca geçen yıl gerçekleştirdiği ulusal toplantıda 16 küçük gıda girişimcisine yaklaşık 4.5 milyon dolar yatırım sağlandı. 

Woody Tasch

SLOW MONEY PRENSİPLERİ

Gıda güvenliğini güçlendirmek ve gıdaya erişimi arttırmak, beslenme ve sağlığı geliştirmek, kültürel, ekolojik ve ekonomik çeşitliliği desteklemek ve tüketim ve çıkarıma dayanan bir ekonomiden, koruma ve iyileştirmeye dayanan bir ekonomiye geçişi sağlamak için yola çıkan Slow Money hareketinin prensipleri arasında şunlar yer alıyor:

I.Parayı yeryüzüne geri getirmeliyiz.

II. Çok hızlı para, çok büyük şirketler ve çok karışık finans diye bir şey var. Bu yüzden, paramızı yavaşlatmalıyız — tümünü değil tabi ki ama fark yaratacak kadarını.

III. 20. yüzyıl düşük al/pahalı sat ve şimdi zenginlik/sonra hayırseverlik çağıydı ki bir risk sermayedarı bunu ”tarih boyunca zenginliğin yasal olarak en büyük birikimi” diye nitelendiriyor. 21. yüzyıl ise, taşıma kapasitesi, ortak kullanım alanlarının bakımı, yaşadığımız yer ile bağlantı ve şiddetsizlik prensiplerine dayanan besleme sermayesinin çağı olacak.

IV. Gıda, çiftlikler ve verimliliğin önemini gözeterek yatırım yapmayı öğrenmeliyiz. Yatırımcıların yaşadıkları yerle bağlantı kurmalarını sağlamalı ve yaşamsal ilişkiler kurarak küçük gıda girişimlerine yeni sermaye kaynakları yaratmalıyız.

V. Gelin, yaşamı tüketmektense yaşamı çoğaltan yeni nesil girişimcileri, tüketicileri ve yatırımcıları kutlayalım!

VI. Paul Newman “Hayatta, topraktan aldığını toprağa geri veren çiftçi gibi olmalıyız diye düşünüyorum” demiş. Bu kelimelerdeki bilgeliği farkedip, gelin ekonomimizi tabandan şu soruları sorarak yeniden kuralım:

* Varlıklarımızın %50’sini yaşadığımız yere 80 km’lik bir mesafe içerisinde yatırım yapsak dünya nasıl bir yer olurdu?

* Ya karlarının %50’sini bağış yapan yeni nesil şirketler olsaydı?

* Ya bundan 50 yıl sonra topraklarımızda %50 daha çok organik madde olsaydı?

Bu umut verici harekete bakıldığında, Türkiye’de yaygınlaşan Slow Food hareketi gibi, Slow Money hareketine de sahip çıkacak ve Türkiye’deki küçük- yerel gıda üreticilerinin desteklenmesi adına bu adımı atacak kişileri beklemekten başka çare kalmıyor…

Yorum yaz...