Umutları Gerçeğe Dönüştürmek İçin....

İnsanların zamanın ruhuna ayak uydurma konusunda üstün bir becerisi var. Özellikle de günümüzün takip edilemez teknolojik gelişimi ve yaşamın koşturmacası içinde değişimleri daha algılayamadan, rüzgara kapılıp gidiyoruz. 

Belki de gittiğimizi düşünüyoruz ancak “Dünya”nın bizi takip etme noktasında başarılı olduğunu söylemek zor. Temposunu düşürmüşe benziyor daha çok. Eskisi kadar petrol sağlayamıyor mesela, denizleri temiz tutamıyor. Temiz bir hava soluttuğu da söylenemez. Ağaçları tükeniyor, havası ısınıyor, kirleniyor. Üzerinde çok fazla insanın yaşamasına izin veriyor ama bu insanlara kaynak sağlamakta zorlanıyor… Yaşanan çevresel sorunlar karşısında dünyayı suçlamak sanırım yapabileceğimiz en son şey bile değil. Ancak çözüm noktasında yaşanan tıkanıklıklar ve eylemsizlik, ileride bu durumun yaşanmasına neden olursa şaşırmak gerekir mi bilmiyorum?

Çünkü en iyi ihtimalle kanser olacağını bile bile sigara içmeyi kabullenen insanoğlunun, dünyanın bu iç çekişmeleri sonucunda nereye varacağını umursamasını beklemek biraz zor. Rio + 20 zirvesinde yaşananlar bile, karar verici mercilerin bu konuyu ne kadar umursadığını ortaya koymuyor mu zaten? Ya da nükleer kazaların yarattığı olumsuz sonuçlara rağmen hala “ticari” yatırım olarak değerlendirilmesi?

Olumsuzlukları sıralayıp iç karartmaya gerek yok. Yaşananlar fazlasıyla ortada. Ama ‘her zaman bir umut vardır’ demek de içimizi rahatlatmayacak. Çünkü “Dünya”nın umuttan çok daha fazlasına ihtiyacı var; EYLEM…

Kurulu düzeni bir anda bozup her şeyin daha sağlıklı ve “Dünya”ya zarar vermeyecek hale gelmesini beklemek elbette ki doğru değil. Zaten “beklemek” başlı başına bir sorun. Harekete geçmenin, kısacası aya ilk adım atıldığında söylendiği gibi “Dünya için küçük ama insanlık için büyük bir adım” atmanın tam da sırası.

İkbin50 Sürdürülebilir Gelecek Dergisi olarak bizler de ilk sayımızdan itibaren bu küçük adımları atanları, umut ederek beklemek yerine eyleme geçenleri ve umutları gerçeğe dönüştürenleri, dünyanın daha sürdürülebilir bir yer olması için çaba gösterenleri sizlerle buluşturmaya çalışacağız. 

Bu tarihten yaklaşık 5 yıl önce Türkiye’de geri dönüşüm konusunun yeni yeni konuşulmaya başladığı bir dönemde Recycling Teknoloji Dergisi’ni çıkartmıştık. Eylemsel anlamda ilk deneyimimizin ardından gelişen ilişkiler bizi yeni bir dergiyi, Ekoyapı Ekolojik Yapılar ve Yerleşimler Dergisi’ni hazırlamaya götürdü. Geri dönüşüm ve çevre teknolojileri konusunun ardından ekolojik yapı ve yerleşimler konusuna odaklanmak, çevresel anlamda gerçekleştirilen faaliyetleri, eylemleri daha da yakından takip etme olanağı sağladı. Bugün objektifi daha geniş bir alana çevirip İkibin50 Sürdürülebilir Gelecek Dergisi ile eylemsel faaliyetlerimize devam etmeye çalışıyoruz. 

Çünkü biliyoruz ki günümüzün alışılmış iş yapış şekillerini devam ettirdiğimiz sürece ve çevre için harekete geçmediğimiz sürece 2050 yılına geldiğimizde üzerinde yaşanılacak bir dünya kalmayacak. 

İkibin50 Sürdürülebilir Gelecek Dergisi  Yazı İşleri Ekibi

Yorum yaz...