Mobilya Tasarımında Çevre Dostu Yaklaşımların Tarihsel Süreci

Mobilya Tasarımı

Doğal kaynakların sınırlı, insanların ihtiyaçlarının ise sınırsız olduğu günümüz dünyasında, Çevre Dostu Mobilya tasarımı anlayışı giderek önem kazanmaktadır. Gerçekten, endüstriyel ve teknolojik gelişmeler doğal kaynakların aşırı tüketimine yol açmaktadır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde çevre dostu mobilya tasarımına ilişkin görüşler giderek genel bir kabul görmektedir. Bu çalışmalarımızın amacı, Çevre Dostu Mobilya Tasarımıyla ilgili tarihsel süreçte çevre -tasarım ilişkisinin rolünü ve bu alanda ileri sürülen önemli görüşleri ve akımları ele almak.

ÇEVRE VE MOBİLYA TASARIMI İLİŞKİSİ

Çevre dostu mobilya tasarımı kavramı ile mobilyanın tasarımı ve yapımı esnasında çevreye en az düzeyde zarar verecek tasarımları içermesi kastedilir. Çevre tüm canlı ve cansız varlıkların içinde yaşadıkları doğal ortamdır. Canlı varlıkların, hayati bağlarla bağlı oldukları, etkiledikleri ve etkilendikleri mekân birimlerine, o canlılar topluluğunun yaşam ortamı veya çevre denir. (1)Bir başka tanıma göre ise; herhangi bir organizma ya da ekolojik topluluğu etkileyen ve yaşamı belirleyici tüm iklimseli ve biyolojik faktörleri içermektedir.(2)  Hızla artan nüfusun gereksinimlerini karşılamak için doğal çevrenin tahrip edilmesiyle çevre sorunları ortaya çıktı.    

Artan nüfus ve üretimin sebep olduğu kirlilik beraberinde yeni çözümler üretmeyi gerektirdi. Çevre kirliliği tüm canlı ve cansız varlıkları olumsuz yönde etkileyen, yapısal zararlar meydana getiren, ekosistemlerdeki doğal dengeyi bozan ve çoğunlukla insanlardan kaynaklanabilen problemlerdir. Çevre problemleri doğal yollardan olabildiği gibi insan eli ile de meydana gelir.

Endüstri Devriminden sonra doğal kaynakların gereğinden fazla bilinçsizce tüketilmesi ve teknolojik gelişmelerin yarattığı olumsuzluklar doğal çevrenin zara görmesine zemin hazırladı. Hızla artan nüfusun ihtiyaçlarına cevap verecek kentleşme ve sanayileşmenin yanı sıra nükleer patlamalar, çöp sorunu, hava, su ve toprak kirliliği gibi etmenler çevre sorunlarını yarattı. Uluslararası düzeyde çevre sorunları ilk defa 1972 yılında Stokholm’de ‘İnsan ve Çevre’ adlı toplantıda ele alındı. 1977 yılında Tiflis’te yapılan toplantıda ise çevre sorunlarına karşı stratejiler ele alınmaya başlanmıştır.1992 Rio Zirvesinde ise konunun önemi üzerinde durularak gereken önlemlerin alınması kararlaştırılmıştır. (3)Doğada bırakılan atıklar zamanla mikro organizmalarla birleşerek yeniden doğaya kazanılırlar. Ancak bazı maddelerin geri dönüşümü uzun sürmekte ve kirliliğe sebebiyet vermektedir. Bunların başında cam, plastik, alüminyum gibi malzemelerin geri dönüşümü uzun yılar sürmektedir. 

Bu sorun tasarımcıların dikkatini çekmiş ve bu yönde yeni arayışlara gidilmiştir. Günümüzde çevre sorunlarının artması mobilya tasarımcıların yeni arayışlara yönelmesine neden olmuştur. Çevre sorunlarına karşı iki ayrı tutum tasarımda gelişmiştir. Bunlardan birincisi doğal malzemelerin kullanıldığı yaklaşım, ikincisi geri dönüşümlü malzemelerin kullanılması şeklindedir. Doğal kaynaklar yenilenmesi zor olmasına karşın kısıtlı sayıda olmaları nedeniyle daha çok kuzey ülkelerinde tercih edilen malzeme türüdür. Bu yaklaşımın tasarımcılar yönünden çok tercih edilmediği görülür. Ekoloji, insanın çevresiyle olan bir ilişkiler sistemini bütünüdür. Son yıllarda çevreyle ilgili çevrenin korunması yönünden gösterilen çabalar, çevre dostu tasarım konusunun önemini ortaya çıkardı. Çevre dostu tasarım teriminden, doğal ürünler yerine atık nesneler, endüstriyel ve geri dönüşümlü hazır malzemelerle üretilen mobilya dizaynı anlaşılmaktadır. Örnek olarak, ağaçlar kesilerek elde edilen ahşap malzeme yerine, ahşap havası verilecek biçimde Çevre Dostu olan malzemelerin kullanılmasını gösterebiliriz.4

Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde doğal kaynakların korunması amacıyla, Çevre Dostu tasarım konusu giderek önem kazanmıştır. Bu nedenle, bu çalışmamızın konusunu oluşturan Çevre Dostu tasarımı, düşünsel süreçte katkısı olan tasarımcıların ve çeşitli ekollerin görüşlerini ele alarak analiz etmeye çalışacağız.

ÇEVRE DOSTU TASARIMININ DÜŞÜNSEL SÜRECİ

Tarihsel süreç açıdan baktığımızda mobilya tasarımının belirli evrelerden geçmiş olduğunu görürüz. Üretim için kullanılan malzemelerin türüne göre mobilyalar: ahşap, plastik, doğal taş, cam, kompozit malzemeler olmak üzere sınıflandırılırlar. Mobilya tasarımında endüstriyel üretime geçildikten sonra üretim tekniklerinin geliştirilmesinin yanı sıra yeni malzeme arayışlarına da gidilmiştir. Geleneksel üretimle yapılan mobilya tasarımlarında ahşap, taş gibi doğal malzemelerin ağırlıklı olarak kullanılmış olduğu görülür. Ancak artan nüfusun mobilya talebine cevap verecek nitelikte olmaması yeni malzemelerin geliştirilmesini zorunlu kıldı. İlk önce ahşap yan ürünlerinin mobilya tasarımında kullanıldığı görülmektedir. Kontrplak, yonga levha, lif levha gibi ürünler endüstriyel üretime cevap verecek ucuz ve kolay üretimi sayesinde ilk çevreci yaklaşımlar açısından geliştirilen malzemelerdi. Böylece ahşap malzemenin ekonomik ve gereksiz kullanımı önlenmesinin önüne geçilmiş olunmaktadır. Benzer şekilde geri dönüşümü olan alüminyum gibi ametal malzemelerin kullanımı mobilya tasarımına biçimsel açıdan çok şey kazandırmıştır.   Endüstriyel üretimle yeni malzemelerin geliştirilmesi mobilya tasarımını etkilemiştir. Bu konuda tasarımcıların deneysel çalışmaları dikkat çekmektedir. Tasarımcıların bu konuda özgün arayışlara gitmeleri, çevreci tasarım açısından önemli bir gelişmeydi. Günümüzde ise, Çevre Dostu tasarımın önem kazanmasında endüstriyel gelişmeler ve çevreci yaklaşımların önemli etkisi oldu. Dünya nüfusundaki hızlı artış nedeniyle doğanın tahribatı da giderek arttı. Özellikle gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan siyasal bilinç nedeniyle çevreci Yeşiller partilerinin etkinliği arttı. Bu gelişmelerin sonunda mimarlar geleneksel değer yargılarından vazgeçerek, Çevre Dostu tasarıma önem vermeye başladılar. Aşağıdaki açıklamalarımız Çevre Dostu tasarımın geçirdiği tarihsel süreci Çevre Dostu tasarıma katkısı olan tasarımcılar ve ekoller yönünden ele almaktayız.

Çevre Dostu Tasarımın Geçirdiği Tarihsel Süreç 

Modernist Tasarım Akımları

Mobilya tasarımında geliştirilen endüstriyel malzemelerden birisi de alüminyumdur. Alüminyumun hafif ve taşıma kapasitesini yüksek olması, mobilya tasarımı açısından önemli bir gelişmeydi. Yine 1950 ve 1960’lı yıllarda önem kazanan Gunnard Anderson tasarım anlayışında, endüstriyle gelişmelerin etkisi artarak devam etti. Bu tasarım biçiminde endüstriyel artık malzeme kullanımı daha da arttı. Özellikle toz alüminyum ve fiberglas karışımından elde edilen malzeme, gazete ve kümes teli gibi sıra dışı malzemelerle kullanılarak, sandalye modelleri ortaya çıktı (3).

Gunnard Andersen

Kağıt malzemeyi kullanarak Welttstein’in güçlendirdiği tek parça strüktürü de kullanan, Andersen yeni bir sandalye tasarımı ortaya koydu. Andersen’in bu tasarımı aşağıdaki resim ile gösterilmiştir. Andersen’in bu sıra dışı malzemelerle yapmış olduğu bu tasarım çok kullanışlı olmamakla birlikte ilgi çekiciydi. Kullanılan malzemeler daha sonra endüstriyel üretimde gelişim sağlayacak kâğıt malzemeni habercisiydi. 

Peter Murdock

1960’lı yıllarda Gunnar Andersen’in öncülüğünü yaptığı gazete kağıdı ve kümes teli gibi sıra dışı malzemelerden yapılan mobilya, tasarımcıların ilgisini çekmişti. Kağıt hamurunun PLA (biyolojik olarak parçalanan plastik) malzeme ile bir araya getirilmesiyle oluşturulan malzeme ince kesitli, ağırlık ve gerilmeye, neme ve sıcaklığa karşı özellikleri geliştirilmiştir. Ucuz ve atılabilir olması nedeniyle kullanışlı bir malzemedir. Murdock’un kağıt malzemeyi mobilya tasarımında kullanması, ekolojiyi koruma yönünden radikal bir katkı olarak değerlendirilebilir. Bu tasarım kağıda katılan bir takım katkı maddeleriyle desteklenmesine rağmen taşıma kapasitesinin zayıf olması nedeniyle ilk önce çocuklar için tasarlanmıştı. Kağıdın geri dönüşümlü olması, malzemenin daha ekonomik kullanımını sağladığı gibi tasarımcılar için yeni biçimlerin oluşturulmasında etkili bir araçtır. Ancak, bu tür ürünlerin taşıma kapasitesinin az olması ve kullanıldıktan sonra atılabilir nitelikte olması ise, bu modelin zayıf yönü olarak gösterilebilir. Kağıt malzeme ilerleyen yıllarda içeriğinin zenginleştirilmesi sayesinde endüstriyel üretime cevap verebilecek şekilde kesme, bükme gibi işlemlere sağladığı kolaylıkla gelişime açık bir malzeme olarak tasarımcıların ilgisini çekti.  

Robert Wettein ve Frank Ghery  

Murdock tasarımının zayıf yönlerini, geliştirdiği tasarımı ile ortadan kaldırdı. Welttstein, mukavvanın katmanlarına biçim verilerek oluşturulan tabakaların bükülmesi biçiminde uygulandığı bir yöntemle bir mobilya tasarladı. Kağıt malzemenin kesiti artırılarak taşıma kapasitesi artırılmıştı. Ghery, Murdoch’un Spooty adı verilen çocuklar için tasarladığı katlanabilir, benekli ve atılabilir sandalye modelinden oldukça etkilendi. Grey kağıdın düşük taşıma kapasitesini kağıt hamurunu kalıba dökerek ve presleyerek elde ettiği malzeme ile koltuk ve sandalye üretti. Dayanıklılık ve esneme konstrüksiyonunu sağlama amacıyla mukavva katmanları arasında birbirine ters gelecek biçimde kıvrımlar oluşturdu. Lamine edilmiş mukavva konstrüksiyondan elde edilen bu ürünler zamanla mobilya mağazalarında yerini aldı. 

Frank Ghery 

Bu model kalın laminant katmanlardan oluşan tek bir malzeme biçimini almıştır. Grey’in ucuz, geri dönüşümlü ve bükülebilen özelliklere sahip bu modelini düşük bir maliyetle elde etme olanağı olduğu için piyasa fiyatı da oldukça düşüktü. Öte yandan, bu laminant malzemeye düz ve eğrisel biçimler verilebilmektedir. Aşağıdaki resim Grey’in günümüzde kullanılabilen bu tasarımı göstermektedir.

Yukarıda kısaca Çevre Dostu tasarıma ilişkin olarak ünlü tasarımcıların görüşlerini ve modellerini incelemiş bulunmaktayız. Ancak, Çevre Dostu tasarımı ilişkin olarak çeşitli sanatsal ekollerin yaklaşımları da oldukça etkili olabilmektedir. Bu nedenle, aşağıda Çevre Dostu  tasarıma önemli katkılarda bulunan Post  Modern, Yeni Dizayn, Primit Sanat Akımı ve Ready Made gibi çeşitli akımların konuya ilişkin yaklaşımları özlü olarak ele alınmaktadır. 

Diğer Görüşler ve Akımlar 

1970 ve 80’lerde Modernizme tepki olarak ortaya çıkan Post Modernizm anlayışı mobilya tasarımında da etkisini göstermiştir. Postmodernist görüşler mobilyadaki tarihsel eğilimleri yeniden canlandırdı ve eski biçimlerden esinlenerek yeni biçimler yaratılmasında katkısı oldu. Bu modelde Kitsche yaklaşımına dayanan tasarımlar oldukça etkili olmuştur. Tüm davranış ve eğilimlerde her türlü form, öğe ve biçim zenginliği göze çarpar. Öte yandan, Plastik malzemelerin zararlarının ortaya çıkması ile mobilya tasarımcıları yeni arayışlara yönlendiler. Bunların arasında atık ve geri dönüşümlü malzemelerin kullanımının yanı sıra benzer ürünlerin karışım haline getirilmesi ile meydana getirilen ürünlerin yanında ayrıca atık  plastik  malzemelerin kullanıldığı da görülür. 

Modernist Tasarım Akımları  

1980’lerde Ettore Sotsass “bugün yapılan her şeyi kullanıyoruz. Üretimlerimiz bugüne aittir, gelecek kuşaklara değildir” der(4). Bu söylemin bugün geçerliliğini yitirmesi ya da bir başka şekilde yorumlanması söz konusudur. Çünkü aşırı, gereksiz ve sadece biçimi savunan yaklaşımlar geçerliliğini yitirmeye başlamıştır. Günümüzde plastik malzemelerin zararlarının  ortaya çıkması ve geri dönüşümün zor olması nedeniyle özelliklerinin iyileştirilmesi yoluna gidilmiştir. Örnek olarak, Gaetano Pesce’nin 1963 yılında  tasarlamış olduğu farklı yoğunluklardaki atık poliüretan reçinenin strüktürü elle veya kalıpla ürettiği modeli gösterebiliriz. Pesce’nin amacı hem endüstriyel ve hem de elle yapılan üretimi içeren bir mobilya modelini oluşturmaktır.

1980’lerde sosyal, Çevre Dostu ve kültürel gelişmeler teknik olarak stile de yansımıştır.  Sanat 1960’ların kavramsal aşamasından dışavurumcu ve figüratif  biçime dönüşmüştür. Mimaride ve dizaynda modernizmin ve fonksiyonelliğin kuralları geri çevrilmiştir. Dizayn sadece reklamda, pazarlamada değil bireysel yaşamda da anahtar bir rol oynamıştır. Tasarım medyada ve sergilerde bir oyun haline gelmiştir. Ayrıca, yeni dizaynda ideolojik fonksiyonellikten vazgeçme de söz konusudur. Küçük ve tek parçalı, stillerin karışımı ile alışılmamış malzemelerle yapılan tasarımlar günümüzde Yeni Dizayn adı altında toplanır.

Çevre sorunlarının çoğuna, seri üretim ürünleri, üretim sistemleri ve kullanılan malzemelerin seçimine bağlı olarak ortaya çıkan kirlenmeler neden olmaktadır. Şöyle ki, birçok ürün tekrar yerine konulamayan doğal kaynaklardan üretilmektedir. Tasarımcı, bir ürünün yaratıcısı veya başlıca belirleyicisi olarak, ürünün üretilmesi aşamasında ortaya çıkabilecek zararlı ve olumsuz sorunları etkileyen ve yönlendiren bir kişidir. Bu nedenle hangi malzemeyi nerede  kullanılacağı ve nasıl üretileceğini saptayan kişi olmaktadır. 60’lı yıllarda  başlayan endüstri ürünleri  tasarımının önem kazanmasıyla pahalı, sosyal statü sağlayan, hiç işe yaramayan ürünlerin giderek fazlaca üretilmesi yeni problemleri ortaya çıkarmıştır. Yeni stillerin ortaya çıkması ve her üretilen üründen sonra eskinin atılması gibi modalar yaratıldı. Bu yaklaşım çevreciler tarafından şiddetle eleştirildi. Bugünün  tasarımcıları birçok alanda hizmet verirken çevre problemlerinin çözümüne yönelik ürünlerinde tasarımlarını yapmaktadırlar.

Primitiv Tasarım Akımları 

Elisabeth Garaustlea  ve Mattia Bonetti’nin çalışmalarında etnik ve primitif sanat anlayışının mobilya tasarımına en iyi biçimde yansıtıldığı açıkça görülmektedir. Etnik ve Primitif sanat anlayışı günümüzde de tasarımcıları önemli ölçüde etkiledi. Bunun nedeni, yerel malzeme ve formların kolayca içinde bulundukları çevreden sağlanabilmesiyle ilgili olmasıdır. Öte yandan, etnik ve primitif mobilya örnekleri yerel kültürle de ilgili olduğundan, tüketiciler tarafından da kolayca benimsenmektedir. Aşağıdaki şekil 3.8 de gösterilen bu tasarım modelinde etnik ve primitif kültürün etkisi açıkça görülmektedir. 

Elisabeth Garaustlea ve Mattia Bonetti’nin “Prince Imperial” adlı modeli rafya ile tasarlanmış olup, ahşap ve metal bir konstrüksüyona dayanmaktadır. Konstrüksüne giydirilen deri, primitif sanatın özelliklerine son derece uygun düşmektedir. 

Günümüzde endüstriyel tasarım alanında çevre kirlenmesine karşı  önlemler alınmaktadır. Geri dönüşüm, yeniden işleme veya ürün yaşam sürecinde kaynak tüketiminin azaltılması çevre korunmasında çok önemli olsa da, üretim sürecinin girdileri tamamen yenilenebilir olmadığından verilen çevresel zarar gün geçtikçe artmaktadır. Bir anlamda tüketim talebinin azaltılması önemli bir etki yapabilir. Endüstri ürünleri tasarım alanında çevreci ürün tasarımı önem kazanmıştır. İyi bir tasarım ürünün fonksiyonel olma özelliği geleneksel bir düşüncedir. Ancak, iyi bir tasarımdan fonksiyonel olduğu kadar çevreci olması da beklenir. Bir ürünün ne kadar süre boyunca nasıl bir enerji kullanacağı ve geri dönüşümü gibi özelliklere sahip olması önemlidir. Malzemelerin daha az ağır olması tekrar kullanılması için  doğru bir karardır. Tasarımcıların bir üründe bu dengeleri sağlaması beklenir.

Marcel Ducamp ’ın “Her şey sanat eseridir” biçiminde formüle ettiği anlayışa göre, en küçük bir tasarım bile sanat eseridir yorum önem kazandı. Doğal olarak böyle bir yaklaşım, her tür malzemeyle bir tasarım yapılabileceğini ortaya koydu. Böylece, Çevre Dostu malzeme yerine alternatif olarak kullanabilecek malzeme sınırsız olarak arttı. Ducamp’ın bu yaklaşımı endirek olarak çevreci yaklaşımları destekledi. Gerçekten, Ducamp’ın endüstriyel atık ürünlerden mobilya yapımına ilişkin sanat anlayışı, çok sayıda mimarı etkiledi. Bu alanda 2 örnek gösterilebilir. Bunlardan birincisi, Benjamin Baldwin’in 1953 yılında tasarladığı “Traktör Oturma Sandalyesi” olup, ikincisi ise, 1983 yılına kadar üretimi sürdürülen Mezzadro ve Sella adlı sandalye çalışmalarıdır.

Ready Made Akımları 

Mevcut malzemelerin kullanılması şeklinde ortaya çıkan ‘Ready-made’ gibi yeni akımlar hazır nesnelerden mobilyalar oluşturmayı amaçlar. Burada amaç çok sayıda üretilen nesnelerin kullanılması bir şekilde üretilen malzemelerden değerlendirilmesidir. 

Bu tür akımların amacı mevcut mobilya tasarımına alternatif bir fikir olarak ortaya çıkmasıdır.  Marcel Bruer ve Andy Wharol’un öncülüğünü ettiği bu yaklaşımda herhangi bir nesne oturma elemanı olarak kullanılabilir. Ron Arad’ın atık araba koltuğu ve paslı bükülmüş metal borularla tasarladığı koltuğu önemli örnekler arasında yer alır. Buna örnek olarak, Mark Maden’in Topos  adlı koltuk tasarımında olduğu gibi, sert dokulu ahşap malzemelerin atık parçalarının belirli eğrisel formlarda kesiminin yapıldığı modeli gösterebiliriz. Ancak, bu modelde kullanım açısından oturma yüzeyindeki boşluk ve çizgilerin oturan kişiyi  rahatsız edebileceği de göz önüne alınmalıdır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi mobilya tasarımına ilişkin çevre dostu yaklaşım daha çok yeni malzemelerin denenmesi şeklinde olmuştur. Bu amaçla, yeni malzemelerle yeni biçim olanakları aranmıştır. Birçok tasarımcı kendi düşüncelerini dışa vururken farklı malzemeleri kullanır. Bu yaklaşım bilinen tasarımcıların yanı sıra, sıra dışı tasarımları ile de dikkat çeken tasarımcıları birbirinden ayırır. Çevre dostu kapsamda ise; farklı malzemelerin kullanımı hammaddenin az kullanılmasını engellemiş olur.

SONUÇ

Çevre sorunlarının artması ve endüstriyel malzemelerin zararlarını ortaya çıkması ile mobilya tasarımında geleneksel üretime tekrar bir dönüş sağladı. Geleneksel üretimle yapılan mobilyaların zararlı malzeme içermemesi ve kullanılan malzemelerin doğal kaynaklı olması mobilyanın uzun ömürlü ve sağlam olmasını sağlarken tasarımında da yeni arayışlara gidildi. Ekolojik mobilyalar Türkiye’ye yeni yeni girmeye başladı ve büyük ilgi gördü. Özellikle bebek ve çocuk odalarında ekolojik mobilyalar tercih edilmeye başlandı.

Mobilya tasarım tarihinde günümüzdeki anlamı ile Çevre Dostu mobilya tasarımından söz etmek oldukça zordur. Tasarımcıların ancak çok az bir kesimi bu konu ile ilgilenmişleridir.   Tasarım tarihinde her dönem için geçerli olan klasik veya bilinen ürünlerin yanı sıra alternatif, sıra dışı, primitif, veya sadece fikir olarak ilgi çeken tasarımlar söz konusu  yapılmıştır.

Bugün her şey bilgisayar programlarına bağlı olarak tasarlanmaktadır. Buna karşın, klasik tasarım alanlarında yeni çalışma alanları gelişmektedir. Genellikle, tasarımda pratiklik, fonksiyonellik ve estetiğe önem verilmektedir. Gerçi, uzun zamandır tasarım kullanılabilirlik, yüksek kalite ve uygun ücretle eş anlamlıydı. Günümüzde ise, daha çok bireysel tasarımlar ön plana geçmiştir. Bu nedenle, sanat, endüstri ve teknoloji birbiriyle iç içe geçmiş durumdadır. Böylece, tasarım kavramı ve düşünceler ön plana çıkmıştır. Bununla birlikte, son yıllarda Çevre Dostu tasarım giderek önem kazanmaya başlamıştır.

Çevre Dostu malzemelerin mobilya tasarımı her ne kadar yeni bir kavram olarak düşünülse de tasarımcıların bu konuyu daha önceden ele aldıklarını söyleyebiliriz. Böylece,  malzemelerin  Çevre Dostu yönden özelliklerinin iyileştirilmesi ve çevreye daha az zarar verecek biçimde kaynakların daha idareli kullanımında önemli faydası olmuştur. Tasarımcıların özgün çalışmaları veya sıra dışı biçimleri ile yapılan tasarımlarla özgün ve kullanışlı mobilyalar yaratılması yaşadığımız çevrelerin Çevre Dostu yönden desteklenmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, geri dönüşüm amaçlı geliştirilen malzemelerin kullanımı çevreye daha faydalı sonuçlar verecektir. 

Bu çalışmamızda önemle vurgulamaya çalıştığımız gibi, endüstriyel atıkların, sıra dışı biçimlerin, hazır ve geri dönüşümü olan malzemelerin kullanılmasına yönelik tasarımların çevre dostu olduklarını kanıtlamaya çalıştık. Yukarıda özlü olarak görüşlerini ve yaklaşımlarını incelediğimiz tasarımcılar ve akımların Çevre Dostu tasarımla ilgili görüşleri de, bu tezimizi desteklemektedir. Çevre Dostu tahribatın her gün artmakta olduğu ülkemizde de, tasarımcıların çevre dostu malzeme kullanmalarına yönelik olarak gerekli önlemlerin ve teşviklerin sağlanmasının ne kadar önemli olduğu sonucuna varabiliriz.r

KAYNAKÇA
(1) www.cevresorunları.com
(2)Atasoy, E. (2006). Çevre İçin Eğitim Çocuk Doğa Etkileşimi. Bursa: Ezgi Kitabevi.
(3) Baldwin, 1000 Chair, Taschen, 2001, Londra,
(4) Charlotte &Peter Fiell, 1000 Chairs,  Taschen, İtaly,2002
(5)http://poetikhars.com/webblog/bibliobot/marcel-duchamp-ve-ready-made
(6) www.turkishfurniture.org/TR/Yonlendir.asp
(7)Şahap Çakın, Mimari Tasarım, İnsan ve Çevre İlişkileri, Özal Matbası,  İstanbul, 1988
(8)Duchamp, Marcel:Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi,Yem Kitabevi, 2001, İstanbul,

Yorum yaz...