Elektronik atık bilmecesi çözüldü mü?

Geri Dönüşüm

Uzun zamandır beklenen atık elektrikli ve elektronik eşyaların (AEEE) kontrolü yönetmeliği 22 Mayıs 2012 tarihli, 28300 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle elektrikli ve elektronik eşya atıkları çevre lisanslı tesislerde uygun teknolojiler kullanılarak işlenecek ve yıllık 20 ton yağ, 40 ton gaz, 200 ton kurşun, 400 ton civa ve 100 ton toner tozunun kontrolsüz olarak alıcı ortama verilmesi engellenerek, lisanslı tesislerde geri kazanımı ve bertarafı sağlanacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yönetmelik ile birlikte insan sağlığına ve çevreye zararlı olan maddeleri içeren bilgisayar, monitör, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, cep telefonu gibi elektrikli ve elektronik eşyaların belirli standartlar çerçevesinde geri kazanılması ve geri kazanılamayan atıkları ise uygun yollarla bertaraf edilmesini amaçlıyor.

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle elektrikli ve elektronik eşya atıkları çevre lisanslı tesislerde uygun teknolojiler kullanarak işlenecek ve yıllık 20 ton yağ, 40 ton gaz, 200 ton kurşun, 400 ton cıva ve 100 ton toner tozunun, kontrolsüz olarak alıcı ortama verilmesi engellenerek, lisanslı tesislerde geri kazanımı ve bertarafı sağlanacak.

Yönetmelik aynı zamanda elektrikli ve elektronik eşyalarda kurşun (Pb), cıva (Hg), artı altı değerlikli krom (Cr6 ), polibromürlü bifeniller (PBB) ve polibromürlü difenil eterler (PBDE) ile kadmiyumun (Cd) kullanılması yasaklandı. Yönetmelik kapsamında yer alan ürünler atık haline geldiğinde ise vatandaşlar belediyelerin kuracağı atık getirme merkezlerine ürünleri getirebilecekler. Bunun dışında üreticiler ve lisanlı işleme tesisleri tarafından kurulacak aktarma merkezlerine veya yeni bir elektrikli ve elektronik eşya satın aldığı yere, vatandaşın talep etmesi halinde elektrik ve elektronik eşya dağıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilecek.

YÖNETMELİK HANGİ ÜRÜNLERİ KAPSIYOR?

Elektronik Atık

Yönetmelik büyük ev eşyaları, küçük ev aletleri, bilişim ve telekomünikasyon ekipmanları, tüketici ekipmanları, aydınlatma ekipmanları, elektrikli ve elektronik aletler (büyük ve sabit sanayi aletleri hariç olmak üzere), oyuncaklar, eğlence ve spor aletleri, tıbbi cihazlar (emplantasyon ürünleri ve hastalık bulaşıcı temaslarda bulunan ürünler hariç), izleme ve kontrol aletleri ve otomat sınıflarına dahil elektrikli ve elektronik eşyalarla elektrik ampulleri ve evsel amaçlı kullanılan aydınlatma gereçlerini kapsıyor.

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle elektrikli ve elektronik eşyaların üretiminden nihai bertarafına kadar çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılması, bu sınırlandırmalardan muaf tutulacak uygulamaların belirlenmesiyle beraber elektrikli ve elektronik eşya atıklarının toplanması, işlenmesi, geri kazanımı ve bertarafı üretici sorumluluğu altında gerçekleştirilecek.

TOPLAMA ALANLARI TAHSİS EDİLECEK

Bakanlık, yönetmelik çerçevesinde üretici kaydını oluşturacak ve piyasaya sürülen yasaklı maddeleri içermeyen elektrikli ve elektronik eşyaların üretim miktarları, cinsleri, sınıfları ile Türkiye'de toplanan, tekrar kullanılan, geri dönüşüm ve geri kazanıma tabi tutulan veya ihraç edilen atık elektrikli ve elektronik eşyalar konusunda ağırlık ve adet esaslı bilgi toplayacak.Atık elektrikli ve elektronik eşyaların diğer evsel veya başka atıklarla birlikte depolanması, alıcı ortama verilmesi ve bütün olarak yakılması yasak olup, tüketicilerin evsel elektronik atıklarını herhangi bir ücret talep edilmeden iade edilebileceği uygun toplama yerlerinin tahsis edilmesi öngörülüyor. Nüfusu 400 bin üzeri olan belediyelerle başlamak üzere kademeli olarak tüm belediyeler tarafından atık getirme merkezlerinin kurulması planlanıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, elektrikli ve elektronik eşya sanayisinin Türkiye'de önemli üretim kapasitesine sahip olduğunu belirtti.

Üretimin büyük bir kısmının, yurt dışına ihraç edildiğini, Avrupa piyasasına ihraç edilen eşyanın, toplam üretim miktarının yüzde 60'ını oluşturduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti: ''AB müktesebatına uyum çalışmalarının devam ettiği ve Türk sanayisinin AB üyesi ülkelere ihracatının arttığı bu dönemde AB'de geçerli olan elektrikli ve elektronik eşya atıkları ile elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanılmasının sınırlandırılması (RoHS) ile ilgi direktiflerin takibi Türk sanayisinin rekabet gücünü koruması açısından büyük önem taşımaktadır. Elektrikli ve elektronik eşya atıklarının içerisindeki değerli olan kısımların geri kazanılmasının ülke ekonomisine getireceği pozitif etkilerin yanında tehlikeli kısımların da uygun teknolojilerle işlenmesi atık yönetiminin önemini artıran hususlardan biridir.''

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO): “Kendi coğrafyasının gerçekliğinden uzak olan bu yönetmelik bizce yeterli değildir”

Elektrik Mühendisleri Odası, söz konusu yönetmelik ile ilgili kapsamlı bir rapor hazırlıyor. Dergimize kısa bir açıklamada bulunan EMO yetkilisi şunları belirtiyor:

“RoHs, elektronik kartlarda ya da elektronik malzemelerde bazı kimyasalların bulunmasını yasaklayan bir direktiftir. WEEE, Elektrikli ve Elektronik Eşyaların atıklarının ayrı toplanmasını ve geri kazanımı ile bertarafını, üreticinin yapmasını zorunlu kılan bir direktiftir. Gelişmiş ülkeler, 2000’li yılların başlarından beri bu konu ile ilgili olarak yapmış oldukları geniş araştırmalar ve çalışmalar sonrası söz konusu direktifleri hazırlamışlar ve dünya gündemine 2002 ve 2003 yıllarında sokmuşlardır.

Ülkemizde ise durum üreticiler ve tüketiciler açısından farklı görüntü arz etmektedir. Üreticiler; ileri teknoloji içermeyen ürünleri üretiyormuş gibi bir profil çizmektedirler. Bu ürünlerde yarı mamül nitelikli bileşenler önemli oranda dış alım yoluyla sağlanmaktadır. Ülkemizde bu oranın ne olduğu hakkında bir açıklık yoktur. Daha önemlisi, ileri teknoloji sahibi diğer ürünlerin tamamı dış alım yolu ile sağlanmaktadır. Kapitalizmin doğası gereği, dış alım yoluyla sağlanan ürünlerin ömürleri sürekli kısaltılmaktadır. Bu da, söz konusu ürünlerin kısa sürede çöplük haline dönüşmesi demektir. Piyasaya sürülen ürünlerde her türlü yenilik, yalnızca rekabetin gerektirdiği kadar ve sınırlı olarak uygulanmaktadır. Özendiricilik yaratılarak bazı yeniliklerin ihtiyaç gibi sunulması ile pazar genişletme çalışmaları sürdürülürken, doğanın tahribatı göz ardı edilmektedir.

22 Mayıs 2012 tarihinde resmi gazetede yayınlanan; “ Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği ” WEEE’ nin, RoHS ‘dan alınan hükümlerle desteklenerek tercüme edilmiş bir yönetmelik olarak ortaya çıkmış; ülkemiz gerçekleri ile tam olarak örtüşmesi gerçeği çok da önemsenmemiştir. WEEE ve RoHS’ da belirtilen zararlı zehirli maddelerin ve kimyasalların gerçekten tespit edilebilmesi için bizim ülkemizin alt yapısı yeterli değildir. AB müktesebatı çerçevesinde geç kalınarak çıkartılmış olan bu yönetmelik, bizce yasak savmak amacıyla oluşturulmuş, uygulama için gerekli alt yapı ve iradeden yoksundur. WEEE Direktifi, Avrupa Konseyi tarafından 13 Şubat 2003 tarihinde yürürlüğe sokulmuş, üye ülkelerden ise 13 Ağustos 2004 tarihine kadar bu direktife ilişkin uygulama yasalarını çıkarmaları talep edilmiştir. Bunu izleyen RoHS ile de; 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren piyasada yer alacak elektrikli ve elektronik eşyalarda kullanılmakta olan kurşun, civa, kadminyum, heksavalent krom, PBB (çok bromlu bifenil) ve PBDE (çok bromlu difenil seteril) maddelerinin zararsız ya da daha az zararlı başka maddelerle değiştirilmiş olması emredilmektedir.

Yönetmelik bütün sorumluluğu birilerine havale ediyor ancak aşamaların gerçekleştirilmesi konularında her hangi bir yöntem önermeden, finansmanının nasıl sağlanacağı, nasıl denetleneceği konusunda herhangi bir açıklık getirmiyor. Yükümlülüklerin yerine getirilmediği durumlarda, yaptırımlarla ilgili ipucu vermiyor. Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını dışarı bırakarak, kamu denetimini önemli ölçüde ıskalıyor. Asıl amacı kamunun sağlığı ve yararını gözetmek olan kurumları dışarıda bırakıyor. Kendi coğrafyasının gerçekliğinden uzak olan bu yönetmelik bizce yeterli değildir. Avrupa Konseyi bu alanın ülkelerin kendi gerçekleriyle uygun olarak yasa ile düzenlenmesini istemektedir. Umarız ki bu yönetmelik, ilgili yasa çalışmalarının önünü tıkamayacaktır.”

EVCİLER KİMYA: “Yönetmelikler yaşayan düzenlemelerdir ve ihtiyaçlar çerçevesinde güncellenebilirler.”

Ozan Kayahan

Evciler Kimya Kurumsal İlişkiler ve Proje Yönetimi biriminden Ozan Kayahan, yönetmelik ile ilgili görüşlerini şu şekilde aktardı:

“Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların(AEEE) Kontrolü Yönetmeliği 22 Mayıs 2012 tarihli, 28300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik kapsamında Bakanlığın, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinin, Belediyelerin, Elektrikli ve Elektronik Eşya(EEE) Üreticilerinin, EEE Dağıtıcılarının, Tüketicilerin, AEEE İşleme Tesislerinin görev, yetki ve sorumlulukları detaylı bir şekilde yer alıyor. Özetleyecek olursak;

Belediyeler nüfus sayılarına orantılı olarak belirlenmiş tarihlere kadar toplama merkezleri oluşturmak ve kendi sınırları içerisinde toplama işlemi organize etmekten sorumlular.

EEE Üreticileri, yönetmelikte belirtilen yıllara ve kategorilere göre kişi başına belli miktarlarda atık toplanmasını sağlamaktan sorumlular.

EEE Dağıtıcıları, yeni bir ürün sattıklarında, tüketici eğer talep ederse eski ürününü marka ve modeline bakılmaksızın nakliye ücreti talep etmeksizin almaktan sorumlular.

Tüketiciler, AEEE’lerin evsel atıklardan ayrı olarak biriktirilmesinden ve oluşturularak toplama merkezlerine ulaştırmak veya ulaştırılmasını sağlamaktan sorumlular.

AEEE İşleme tesisleri elbette ki uygun yöntem ve teknolojileri kullanmakla, bunun için Çevre İzin ve Lisansı almakla, tesise gelen atık miktarını ve geri dönüşüm ve/veya geri kazanım miktarlarını Bakanlığa bildirmekle yükümlüler. Bu çerçevede bugüne kadar kullanmakta olduğumuz Uygunluk Yazısı 1 yıl boyunca geçerliliğini koruyor, ancak yerine Çevre İzin ve Lisansı başvurumuzu 6 ay içinde gerçekleştirmekten sorumluyuz.

Yönetmelik hakkında ki görüşlerimizi özetlemek gerekirse, daha sadece geçen hafta Bakanlık yetkililerinin son yaptıkları açıklamalara göre taslak yönetmelik onay aşamasında, bugünlerde yayınlanabilir diye düşünüyorduk. Elbette yönetmeliğin yayımlanması ve yürürlüğe girmesi ihtiyacı açıktı, kaçınılmazdı. 22 Mayıs 2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipmanların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Türkiye buna hazırdır veya değildir, alt yapı kaygıları var vb. polemiklere girmek istemiyoruz, çünkü bu yönetmelik ve bu alanda yapılan işbirliklerinin Türkiye’ye katkısı olduğunu hatırlamak da kaçınılmazdır. Unutmamak gerekir ki yönetmelikler yaşayan düzenlemelerdir ve ihtiyaçlar çerçevesinde güncellenebilirler.”

Yorum yaz...