Binalara “Ne Kadar Yeşilsiniz?” Sertifikası

Çiğdem Yılmazer, Mimar

Bugün sürdürülebilir / ekolojik / yeşil / çevre dostu vb. pek çok isim altında karşımıza çıkan doğayla uyumlu yapılar, belirli bazı kriterler doğrultusunda tanımlanıyor. Yapının arazi seçiminden başlayarak yaşam döngüsü çerçevesinde değerlendirilmiş, bütüncül bir bakış açısıyla sosyal ve çevresel sorumluluk anlayışıyla tasarlanmış, iklim verilerine ve o yere özgü koşullara uygun, ihtiyacı kadar tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş, doğal ve atık üretmeyen malzemelerin kullanıldığı katılımı, teşvik eden, ekosistemlere duyarlı yapılar olması bu kriterlerin en önemlileri.

Dünya’daki ulusal yeşil bina konseylerinin deneyimi, yeşil binaların yaygınlaşmasını sağlamanın en etkili yollarından birinin bu binalara bir “yeşil etiket” vermek olduğunu ortaya koymuş. Bu etiketler sayesinde bir bina, birtakım standartlar çerçevesinde “yeşil” olarak tescil edilebiliyor.

Bu standartlar aynı zamanda yeşil bina tasarlamak isteyen mimar ve mühendisler için kılavuz niteliği taşıyor. Sosyal sorumluluklarını yerine getirdiklerini kamuoyu ile paylaşmak isteyen şirketlere de geçerli bir etiket sağlıyor. Yeşil yapılaşmaya yönelmek şirketler için aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olarak da görülebiliyor.

Binaların ve yerleşimlerin, küresel ısınmaya sebep başlıca sera gazı olan CO2 salımının %40’ından sorumlu olduğunu düşünürsek, mimarlar, mühendisler, şehir plancıları ve en önemlisi yönetmelikleri belirleyen yetki sahiplerine büyük sorumluluklar düştüğü görülebilir. Bina ve yerleşimlerin çevreye olan etkileri salgıladıkları CO2 gazıyla da sınırlı değildir. Aynı zamanda su kullanımının yaklaşık %12’sinden, atıkların %65’inden ve elektrik tüketiminin de %71’inden sorumludurlar. Bu rakamların büyüklüğü aynı zamanda, binaların ve yerleşimlerin çevreye olan etkilerinin azaltılması konusunda büyük bir potansiyelin olduğu anlamına geliyor. Amerika’da yapılan bir çalışma, “yeşil” veya “çevreci” olarak tabir edilen binaların enerji tüketiminde %24-50, CO2 salımında %33-39, su tüketiminde %40 ve atıklarda %70’e varan bir düşüş sağlanacağını ortaya koyuyor.

Yatırım ve maliyet açısından bakıldığında da yeşil konulara yapılan yatırımların uzun vadede yatırımcıya geri döndüğü görülebiliyor. 2008 yılında ABD’de yayınlanan sektör raporlarına göre yeşil bina tasarım maliyetlerinde, sadece %1 - %10 arası bir oranda artış olduğu belirtiliyor.

YEŞİL BİNA DEĞERLENDİRME SİSTEMLERİ

Günümüzde binaları çevresel etkilerine göre değerlendiren pek çok sistem geliştirilmiş ve geliştiriliyor. Bu sistemler, yeşil dönüşüm sürecinde etkili bir araç, önemli bir ilk adım olarak görülüyor.

Dünya’da birçok yeşil bina sertifika sistemi mevcut. Bunlardan başlıcaları 1990’da İngiltere’de ortaya çıkan BREEAM (Building Research Establishment Environmental Assessment Method), 1998’de ABD’de ortaya çıkan LEED (Leadership in Energy and Environmental Design), 1998’de gelişmiş ülkelerin biraraya gelmesiyle kurulan kurulan IISBE (International Initiative for Sustainable Built Environment), 2003’de BREEAM’den uyarlanarak Avustralya’da oluşturulan Greenstar, 2004’de Japonya’da ortaya çıkan CASBEE (Comprehensive Assessment for Building Environmental Efficiency) ve 2009’da Almanya’da ortaya çıkan DGNB (Deutsche Gesellschaft fur Nachhaltiges Bauen).

BREEAM

Bir binanın çevreye olan etkilerini basit ve ekonomik bir şekilde değerlendirebilmek ve böylelikle bu etkileri azaltabilmek için 1990 yılında oluşturulan BREEAM, bu süreç içerisinde gelişip çok kapsamlı ve detaylı bir metod haline gelmiş. Şimdiye kadar dünyada 714.000 bina BREEAM sertifikası almak üzere kayıtlarını yaptırmış ve 116.000 bina da sertifikalandırılmış.

BREEAM Puanlama Kategorileri

BREEAM’a göre puanlama 10 ana kategoride yapılıyor: Bina Yönetimi, Sağlık ve İyi Hal, Enerji, Su, Arazi Kullanımı ve Ekoloji, Ulaşım, Malzeme, Atıklar, Kirlilik, İnovasyon

Bu ana başlıkların da bulundukları ülkenin veya coğrafyanın koşullarına göre ağırlıkları değişebiliyor. Örneğin Avrupa’da, Bina Yönetimi’ne 12%, Sağlık ve İyi Hal’e 15%, Enerji’ye 19%, Ulaşım’a 8%, Su’ya 6%, Malzeme’ye 12.5%, Atıklar’a 7.5%, Arazi Kullanımı ve Ekoloji’ye 10%, Kirlilğe 10% ve İnovasyon’a 10% ağırlık veriliyor. BREEAM, bu yöntemi sayesinde farklı ülke ve coğrafyalara çok iyi adaptasyon gösterebiliyor.

Sertifika Dereceleri

BREEAM metoduna göre puanlama sonucu binalar farklı derecelerde sertifikaya sahip olabiliyor:
- BREEAM Pass (Geçer),
- BREEAM Good (İyi),
- BREEAM Very Good (Çok İyi),
- BREEAM Excellent (Mükemmel),
- BREEAM Outstanding (Sıra Dışı)

Son yapılan araştırmalar BREEAM’ın ilk uygulandığı 1990 senesinden bu yana 4,5 milyon ton CO2 emisyon kazancı sağladığını ortaya koyuyor, ki bu da İngiltere’deki 40.000 evin toplam, ya da 750.000 evin ülke standardının üzerinde sağlamış olduğu emisyon miktarına eşdeğer.

LEED

Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik (LEED), ABD`deki Çevre Dostu Binalar Konseyi tarafından geliştirilen bir dizi kriterden oluşuyor.

Farklı projeler için farklı LEED sertifika sistemleri geliştirilmiş:
- LEED-NC: Yeni inşaat ve renovasyon,
- LEED-EB: Mevcut binalar,
- LEED-CI: Binada yaşayanlar için iç tasarım,
- LEED-CS: “Core-and-shell”* projeleri,
- LEED-H: Evler,
- LEED-ND: Mahalle gelişimi

Bu sistemin puanlaması 6 kategoride yapılıyor:

- Sürdürülebilir Araziler (14 puan),
- Su Kullanımında Etkinlik (5 puan),
- Enerji ve Atmosfer (17 puan),
- Malzeme ve Kaynaklar (13 puan),
- İç Hava Kalitesi (15 puan),
- İnovasyon ve Tasarım (4 puan, +1 de tasarımda LEED sertifikalı profesyonel kullanılırsa ekleniyor).

Binalar dört ayrı alanda sertifika alabiliyorlar:

- Sertifika / 26 - 32 puan,
- Gümüş / 33 - 38 puan,
- Altın / 39 - 51 puan,
- Platin / 52 - 69 puan.

LEED sertifikası, ABD`de USGBC’ye yapılan başvuru üzerine sadece USGBC tarafından verilebiliyor.

*Kaba inşaatı tanımlamak için kullanılan tabir.

GREEN STAR

Green Star, binaların tasarım ve yapımını düzenleyen, kapsamlı, ulusal ve gönüllü bir çevresel etki değerlendirme sistemi. Avustralya’daki ticari binaların %11’inin Green Star sertifikasına sahip olması onu iş dünyası için kaçınılmaz bir hale getirmiş.

Green Star sertifika sistemi emlak piyasası için aşağıda sıralanan faydaları sağlamak üzere oluşturulmuş:

- Ortak bir dilin oluşturulması,
- Yeşil binalar için standart bir ölçülendirme sisteminin oluşturulması,
- Entegre ve bütünleşik tasarımın teşvik edilmesi,
- Çevre alanında liderlik yapanların tanınması,
- Binanın yaşam döngüsü analizi sonucu ortaya çıkan etkilerinin belirlenmesi,
- Yeşil binaların avantajları ile ilgili toplumsal bilincin artırılması.

Green Star Sertifikalı Projelerin İşletmelere Sağladığı Avantajlar

−Daha düşük işletme maliyetleri,
−Yatırım maliyetlerinin kısa sürede amorti edilebilmesi,
−Kullanıcılar tarafından tercih edilmeleri,
−Daha kolay pazarlanabilmeleri,
−Üretkenlik alanında gelişme sağlamaları,
−Daha sağlıklı bir iş ve yaşam ortamı oluşturmaları,
−Sosyal sorumluluk alındığının göstergesi olmaları,
−Yüksek standartlarda binalar yapılmak suretiyle ileriye dönük dezavantajlı bir konumda olunmasının sağlanması,
−Rekabet güçlerinin artması.

Green Star Kategorileri

Green Star, bir projenin alan seçimi, tasarımı, uygulaması ve bakımı sonucunda doğrudan ortaya çıkan çevresel etkileri kapsayan dokuz kategori içeriyor: Yönetim, İç Mekan Çevre Kalitesi, Enerji, Ulaşım, Su, Malzeme, Arazi Kullanımı ve Çevrebilimi, Salınım, Yenilik

Her kategori, çevresel verimi arttıracak ya da arttırma potansiyeli olan ölçütlere bölünmüş. Bir proje, o ölçütün şartlarını sağladığı kadar puan alabiliyor. Toplanan puanlar sayesinde her kategoride alınan puanlar belirleniyor.

Sonrasında ise o kategorinin ağırlığına göre bir yüzdelik hesaplaması yapılıyor. Kategori ağırlıkları Avustralya’daki farklı çevresel durumları yansıtabilmek için, eyalet ve alanlara göre değişiklik göstermekte.

Belgelendirilmiş Green Star Sınıflandırmaları

4 Yıldızlı Green Star (Puan: 45-59) Çevresel sürdürülebilir tasarım ve/veya yapıda “En iyi Tatbikatı”,
5 Yıldızlı Green Star (Puan: 60-74) Çevresel sürdürülebilir tasarım ve/veya yapıda “Avustralya’daki Mükemmellik” örneğini, 6 Yıldızlı Green Star (Puan: 75-100) Çevresel sürdürülebilir tasarım ve/veya yapıda “Evrensel Liderliği” simgeliyor.

DGNB

Binaların planlamasında ve değerlendirilmesinde kullanılmak üzere kurulmuş bir sistem. Bir sınıflandırma sistemi olarak, tüm ilgili sürdürülebilir yapı konularını içeriyor. Şartlara uyan projeler bronz, gümüş ve altın kategorilerinde sınıflandırılıyor.

Alman Sürdürülebilir Yapı Sertifikası, kaliteye önem veren bir bakış açısı içeren, yapı planlaması ve değerlendirilmesi amacı ile Alman Yeşil Bina Konseyi ve Ulaşım, İnşaat ve Kentsel İlişkiler Birleşmiş Bakanlığı ortaklığında oluşturulmuş bir sistem.

Net bir şekilde düzenlenmiş anlaşılır bir yapısı olan Alman Sürdürülebilir Yapı Sertifikası, tüm ilgili sürdürülebilir yapı konularını içeriyor. Değerlendirmeyi etkileyen altı madde şu şekilde belirtilmiş:

- Çevrebilim
- Ekonomi
- Sosyal, Kültürel ve

Operasyonel Konular

- Teknik Konular
- Arazi Yerleşimi
- Süreçler

Sertifika, projenin başlangıç noktasında belirlenen sürdürülebilir yapı hedeflerinin bütünleşik tasarım prensipleri doğrultusunda uygulanması üzerine kurulmuş. Böylelikle sürdürülebilir yapılar, güncel teknolojiye göre tasarlanıp kalitelerini bu yeni sertifika ile belgelendirebiliyor.

SERTİFİKANIN AVANTAJLARI

Sürdürülebilirliğe Olan Katkı: Sertifika, bir yapının çevre ve topluma olan pozitif etkilerini somut bir şekilde gösterebiliyor.

Maliyet ve Planlamadaki Kesinlik: Sertifika sayesinde bir projenin erken planlama aşamasında performans hedeflerine ulaşılabilirliği büyük bir kesinlikle ortaya konulabiliyor.

Risk Azaltma: Sertifika sayesinde inşaat süresince bütünsel bir planlama teşvik ediliyor. Böylelikle, planlama ve inşaat süresince süreçler daha şeffaf ve net bir şekilde takip edilebiliyor. En iyi sürdürülebilir çözüm seçeneklerine ulaşılırken, operasyon ve renovasyon süresince doğabilecek riskler azaltılıyor.

Uygulamaya Yönelik Planlama Aracı: Bu sertifika, uygulayanlar tarafından uygulayıcılar için geliştirilmiş. Mal sahipleri ve tasarımcıları sürdürülebilir yapılar tasarlayıp uygulamaya geçirmeleri yönünde destekliyor.

Yaşam Döngüsüne Odaklılık: Yapının yaşam döngüsü üzerine kurulmuş sertifika, bir binanın sürdürülebilirliğini değerlendirme açısından kaçınılmaz olan bu unsuru ele alıyor.

Avrupa Yapı Sektörüne Uygunluk: Sertifika, Alman ve Avrupa yapı sektörüne göre tasarlanmış. Sertifika sistemi oluşturulurken hem yapı standartları hem de piyasadaki enerji etkin yapılar göz önüne alınmış.

Pazarlama Aracı: Yatırımcıların, mal sahiplerinin ve kullanıcıların sürdürülebilirliğe olan bağlılığını belgelendiren sertifika, bir kalite simgesi olarak dış ticareti desteklerken yatırımcıların Alman emlak sektörüne olan ilgilerini de arttırıyor.

Verimlilik: Sertifika yapıları bütünsel olarak değerlendiriyor. Sistem, mal sahipleri ve tasarımcılara birçok imkan sağlıyor. Bu sertifika bir yapıyı, çevre biliminin ötesine geçerek ekonomik, sosyo-kültürel, işlevsel açılardan performansını da göz önüne alarak değerlendiriyor.

Esneklik: Sertifikanın sistemi, teknik ve sosyal gelişmelere ve farklı uluslara göre adapte edilebilme özelliğine sahip.

TÜRKİYE'DEN BİR ÖRNEK: YEŞİL KONUT SERTİFİKA SİSTEMİ

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği, uzun zamandır Yeşil Konut Sertifika Sistemi üzerinde çalışıyor. Üstte de sayılan uluslararası değerlendirme sistemlerinin Türkiye’deki kullanımına dair kullanıcılardan gelen geribildirimler (pahalılık, yoğun bürokrasi, ön koşulların yarattığı “kılıfına uydurma” durumu…) derneği bu yeni sistem üzerinde çalışmaya yönlendirmiş. Sertifikaların, sertifikayı oluşturan ülkenin ülkelerin kaynaklarına, kültürlerine ve sistemlerine yönelik olması Türkiye için de kendine özgü bir puanlama sisteminin gerekliliğini doğurmuş.

Özellikleri

Yeşil Konut Sertifika Sistemi tamamlandığında, yerel koşullara uygun, Türkçe ve Türkiye’de uygulanmakta olan standartlara referans verecek bir değerlendirme sistemi olacak; ve sadece Türkiye’deki profesyoneller geri bildirimde bulunacağından versiyonları çok daha gerçekçi bir şekilde revize edilebilecek.

Neden “Konut”?

Dernek, Türkiye’de yapılacak binalar arasında tarihsel olarak bakıldığında konutun her zaman en öncelikli ve önde geldiğini saptamış.

Ana Kriterleri

Yeşil konut sertifikasının amacı, sağlıklı toplumlar, yaşanabilir bir çevre ve gelişmiş bir ekonomi yaratmak. Avrupa Birliği’nin üzerinde çalıştığı 17 partnerle Avrupa Birliği sertifikası göz önüne alınarak, LEED, BREEAM, DGNB vb. uluslararası sertifika sistemleri incelenmiş ve bir kılavuz, 8 başlık ve 49 konu altında bu sertifika oluşturulmuş.

Yeşil konut dendiğinde incelenecek kriterler ise şu başlıklar altında toplanacak:

- Bütünleşik Yeşil Proje Yönetimi
- Arazi Kullanımı
- Su Kullanımı
- Enerji Kullanımı
- Sağlık ve Konfor
- Malzeme ve Kaynak Kullanımı
- Konutta Yaşam
- İşletme ve Bakım

Kullanıcıyı Sürece Dahil Eden Yaklaşım

Mayıs 2012’de sertifikanın Beta versiyonu online ve dernek üyeleri ile sivil toplum kuruluşlarının teknik komitelerine açık olarak dernek websitesinde yayınlanacak. Kullanıcı adı ve şifreyle girilecek ve yetkililer geri bildirimlerini belirtebilecek. Sertifikanın ortak akılla şekillenmesine çok önem veriliyor.

Aralık 2012’de ise Yeşil Bina Konut Sertifikası Sistemi yürürlüğe girecek. Ayrıca şirketlerin taleplerine göre uzun vadede, yerleşkeler ölçeğinde (LEED-NEIGHBOURHOOD ve BREEAM-Communities) ve var olan binalar için sertifikalar üzerinde de çalışılabilecek.

KAYNAKLAR

http://www.cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&ID=24
http://www.cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&KatID1=25&ID=25
http://www.cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&KatID1=25&ID=27
http://www.cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&KatID1=25&ID=26
http://www.cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&KatID1=25&ID=28
http://www.cedbik.org/sayfalar.asp?KatID=3&KatID1=25&ID=29
http://www.ekoyapidergisi.org/25-ulusal-sertifika-sisteminin-beta-versiyonu-hazir.html

Yorum yaz...