Sektöründe İlk LEED GOLD Sertifikası

Türkiye'de 20 yıldır faaliyet gösteren, Alman pompa sistemleri üreticisi WILO Türkiye, bölgesinin lider ofisi olarak yeşil bina konusuna da öncülük etti. WILO Türkiye yeni binasıyla, Türkiye’de ve Avrupa’da kendi sektöründe LEED Gold sertifikası (Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik Sertifikası) olan ilk firma oldu.

LEED GOLG SERTİFİKALI YEŞİL BİNA OLMAK NE ANLAMA GELİYOR

Bu sertifika her şeyden önce yapının çevre dostu olduğunu ve düşük enerji tüketimi konusunda yapılan uygulamarı belgeliyor. WILO Türkiye yeşil binasını yaklaşık 11 milyon dolarlık yatırımla Orhanlı - Tuzla’da inşa etti. Yapı, 9 dönümlük arsa üzerine kurulu ve 8.000 metrekare kapalı alana sahip.

Binanın enerji performansı, tesisat mühendisliği konusunda Amerikan Isıtma Soğutma İklimlendirme Mühendisleri Derneği (ASHRAE) tarafından yayınlanan standartlar ile karşılaştırıldı. Sonuçta enerji maliyeti açısından yüzde 24 daha tasarruflu bir proje ortaya çıkarıldı.

Binada enerjiyi maksimum tasarrufta kullanabilmek için birçok sistem uygulandı. Yüksek performanslı dış cephe izolasyonu ve yüksek performanslı camlarla ısıtma ve soğutmadaki kayıplar önlenirken, dim edilebilir aydınlatma sistemleri ile ışık seviyesi ihtiyaca göre ayarlanabilir olacak şekilde planlandı. Bunun yanında hareket ve varlık sensörleriyle gereksiz aydınlatmanın önüne geçildi. Binanın sıcak su ihtiyacı ise güneş panellerinden karşılandı.

TASARRUF VE VERİMLİLİK UYGULAMALARI PROJE AŞAMASINDA BAŞLADI

Binanın inşaat çalışmalarına başlamadan önce hava ve su kirliliğini önlemek ve toprak kaybının önüne geçmek için ESC planı (Erozyon ve Sedimentasyon Kontrol Planı) kapsamında hazırlandı. Verimli toprağın kaybını önlemek için şantiye giriş-çıkışlarında araçlar yıkandı, akan toprak daha sonra değerlendirmek için bir bölgede biriktirildi. Yağan yağmurla birlikte toprağın şantiye dışına çıkmasını engellemek için ise geotekstil malzeme ile şantiye etrafı çevrelendi. Çökelti havuzu oluşturuldu ve rogar kapaklarında özel önlemler alındı, suyun yağmur kanallarına filtre edilerek geçişi sağlandı.

YEŞİL ALANLAR ARTIRILDI

Projede bitki örtüsü köreltilmiş olduğundan siyah yüzeylerde ortaya çıkan ısı alan etkisini en aza indirmek için birçok tedbir uygulandı. Öncelikle saha içi araç yollarında asfalt yerine beton tercih edildi. Otoparklarda ise delikli taşlar kullanılarak yeşil alanların artması sağlandı. Tüm bu uygulamalar sonucunda, peyzaj alanlarında ısı adası etkisinde yüzde 87 oranında düşüş yakalandı. Çatı alanlarında ise, yansıtıcı etkisi yüksek olan beyaz renkli TPO malzeme kullanıldı ve ısı adası etkisi yüzde 76 oranında düşürüldü.

YÜZDE 50’YE ULAŞAN SU TASARRUFU

Binalardaki şebeke suyu tüketiminde peyzaj alanlarının etkisi düşünülerek mümkün oldukça az su tüketen çalı, yer örtücü bitkiler ve su ihtiyacı az olan karışık çim çeşitleri tercih edildi. Damlama sulama sisteminin kullanıldığı peyzaj alanlarında, nem ölçer cihazı da sisteme dahil edilerek daha verimli bir sulama sistemi hayata geçirildi. Bu stratejilerle yalnızca peyzaj alanlarında sağlanan su tasarrufu yüzde 50’ye ulaştı. Bina içi su tüketiminde ise ıslak hacimlerde düşük debili klozetler, susuz pisuarlar ve yüksek verimli, sensorlu bataryalar kullanılarak şebeke suyu kullanımından yüzde 50 tasarruf sağlandı.

GERİ DÖNÜŞÜMLÜ MALZEMELERLE DOĞAL KAYNAKLAR KORUNDU

Binanın yapımında inşaat malzemelerinden tasarruf eden uygulamalar hayata geçirildi. Projede yer alan inşaat maliyetlerinin yüzde 30’unu geri dönüştürülmüş malzemelerden seçildi. Böylece doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlandı.

Ayrıca yine inşaat aşamasında kaynakların ve çevrenin korunması amacıyla atık yönetimi uygulamaları başlatıldı. Şantiyeden çıkan atıklar, sahada bir alanda toplanarak, atık değerlendirme firmalarına iletildi. Kontrollü ve düzenli bir çalışma planı izlenmesi sonucu, inşaat sırasında çıkan atığın yüzde 93’ünün atık tesislerinde yeniden değerlendirilmesi sağlandı. Proje kapsamında günlük evsel atıkların oluşumunu düşürmek için ise atıklar farklı kaplarda ve bina içinde kolay ulaşılabilir alanlarda toplandı. Bu arada yerel ekonomiyi desteklemek ve yakıt tüketimi kaynaklı çevre kirliliğini önlemek için inşaat maliyetinin yüzde 59’unda yerel malzemeler tercih edildi.

DAHA AZ KARBON SALINIMI İÇİN BİSİKLET KULLANIMI TEŞVİK EDİLİYOR

Sanayi Bölgesinde yer alan WILO binasında, bireysel otomobil kullanımından kaynaklanan karbon salımını azaltmak ve personelin ulaşımını sağlamak amacıyla personel servisleri kullanımı tercih edildi. Bununla birlikte yakın çevreden gelen çalışanlar için bisiklet kullanımını teşvik etmek amacıyla binada bisiklet park alanları ve duş alanları oluşturuldu.

GÜN IŞIĞI VE ÇEVRE MANZARASIYLA ÇALIŞANLARA YÜKSEK MOTİVASYON

Binada çalışanların motivasyonunu olumlu yönde etkileyecek; sağlıklı ve keyifli bir yaşam alanı sunmak amacıyla manzarası ve gün ışığından maksimum fayda sağlanması hedeflendi. Çatıdaki ilave ışıklıklar, gün ışığı aydınlık seviyesini artırıyor. WILO’da gün ışığı alan yaşam alanlarının aydınlık oranı yüzde 85’i, manzara gören yaşam alanlarının oranı ise yüzde 92’yi buluyor. Bu yüksek oranlar sayesinde çalışanlar günün enerjisinden mahrum kalmıyor.

BİNADA SAĞLIK ÖN PLANDA

Projenin inşaat aşamasında çalışma şartları ve çalışanların sağlığı konularına maksimum önem gösterildi. Yeşil binanın yapım aşamasında birçok tedbir uygulamaya alındı. Klima kanallarının montajı sırasında çalışanların ağızları maskelerle kapatıldı. İnşaatı devam eden alanlar bitmiş alanlardan izole edilerek toz taşınmasının önüne geçildi. İnşaat sahasında çalışanlar için havalandırma sağlandı. Verimli ve efektif bir çalışmayla zaman yönetimi etkin bir şekilde uygulandı.

Yeşil binada iç mekânlarda kullanılan yapıştırıcı, boya ve kaplama malzemelerinin içeriğinde VOC (zararlı uçucular maddeler) değeri çok düşük ürünler kullanıldı. Böylece kısa ve uzun vadede insan sağlığına zarar verecek maddelerin solunmasının önüne geçildi. Ofislerin zemin kaplamasında ise Amerikan Halı Enstitüsü Carpet & Rug Institute (CRI) tarafından test edilen doğa dostu Green Label Plus (GLP) sertifikalı halılar tercih edildi.

Binada fotokopi odaları, bağımsız bir egzoz sistemi ile donatılarak binanın diğer alanlarından ayrı olarak havalandırılan bir alanda yer aldı. Binanın ana girişinde yer alan özel paspaslar sayesinde tozun içeri girmesi önlenerek içerideki havanın kalitesi korunmasına önem verildi. Tüm klima santrallerinde ise yüksek verimli filtreler kullanıldı.

Tüm bu uygulamalar sonucunda, binada ASHRAE standartlarına göre yüzde 30 daha fazla taze hava sağlandı. Kullanım yoğunluğu yüksek olan toplantı odaları, yemekhane gibi alanlarda ise karbondioksit sensörleri kullanılarak hava kalitesinin kontrol altında tutulması amaclandı. Böylece personel için sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanıldı.

Yorum yaz...