Dalga Dalga Kirlilik

Dalga Dalga KirlilikDoğada güneş, yıldız ve yıldırım kaynaklı doğal bir manyetik alan zaten mevcut.20. yy ile birlikte var olan bu doğal manyetik alana, insan yapımı cihazların oluşturduğu yapay manyetik alanlarında eklenmesiyle tehlike çanları çalmaya başladı. Doğal olandan yaklaşık 1000 kat daha fazla olan yapay manyetik alanlar, canlı yaşamını olumsuz yönde etkiliyor.

Sabah erken uyanabilmek için başucumuzda çalan cep telefonumuza bakıp istemeyerek yataktan kalkıp, kendimizi duşa atıyoruz. Saçlarımızı kurutmak amacıyla saç kurutma makinasının sıcak havasını bir süre başımızın çevresinde gezdiriyoruz. Televizyonu açıp, bir yandan kahvaltımızı hazırlarken bir yandan sabah haberlerini izlemeye koyuluyoruz. Mikrodalga fırında ısıttığımız poğaçayı sallama çay eşliğinde tüketirken, dizüstü bilgisayarı açarak maillerimizi kontrol ediyoruz.  Hızlı hareketler ile evden çıkıp asansöre biniyor ve en yakın durakta bizi isteğimiz yere götürecek otobüsü beklemeye başlıyoruz. Evet nihayet geldi. Tıklım tıklım dolu olan otobüse biniyor her on kişiden en az yarısının cep telefonunda sohbetlerine dahil olarak yolculuğumuzu tamamlıyor, iş yerimize ulaşıyoruz. Ne kadar yüksek bir binada çalıştığımız, günümüzün en azından sekiz saatini bu dev beton yığını içinde geçirdiğimiz aklımızın köşesinden bile geçmeden masamıza oturuyor, zeminden ve tavandan usulca akan kablolar eşliğinde işimizi yapmaya koyuluyoruz.

Buraya kadar herşey normal ve sıradan gözüküyor... Normal olmayan ise; büyük şehirlerde yaşayan ve çalışan bireylerin iş günlerinde yaşadıkları bu çok sıradan gibi gözüken rutin olaylar esnasında maruz kaldıkları bir tehlike. Bu tehlikenin adı ise: Elektromanyetik Dalgalar.  

Özellikle son yıllarda günlük yaşantımıza giren birbirinden üstün teknoloji harikası ürünleri birçoğumuz yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Elbette ki günümüze kadar yaşanan teknolojik gelişmeleri karalayıp kötülemeyi amaçlamıyoruz çünkü teknolojinin kolaylıklarından bizler de yararlanıyoruz. Fakat maruz kaldığımız tehlikenin boyutunu ortaya koymak istiyoruz. 

Ne kadar sıklıkla kullandığımızın farkına bile varmadığımız elektronik cihazlar, elektromanyetik alanlar yaratıyor. Ayrıca biz kullanmadığımız halde bulunduğumuz ortam nedeniyle maruz kaldığımız manyetik alanlarda da günlük yaşantımızda sıklıkla karşı karşıya kalıyoruz.

Elektromanyetik Kirlilik NedirElektromanyetik Kirlilik Nedir?

İnsanoğlu 18. ve 19. yy’da tanıştığı hava, toprak ve su kirliliği kavramlarıyla yeni yeni barışırken günümüzde artık bir de elektromanyetik kirlilik kavramıyla tanışıyor. Bu kirlilik çeşidini diğerlerinden ayıran ve korkutucu hale getiren en önemli özellik ise, gözle görülemeyen, dokunarak, soluyarak hissedilemeyen sinsi bir tehlike oluşturması.

Elektromanyetik kirlilik, elektrik akımı taşıyan kablolar, cep telefonu baz istasyonları, radyo frekans dalgaları yayan radyo ve televizyon vericileri, yüksek gerilim hatları, trafolar, mikrodalga yayan ev aletleri vb.nin yarattığı, insan ve diğer canlılar üzerinde zararlı etkiler yaratan elektromanyetik dalgaların oluşturduğu kirlilik.   

Doğada güneş, yıldız ve yıldırım kaynaklı doğal bir manyetik alan zaten mevcut. Doğal manyetik alanlar, arıların bulundukları konumu tespit etmelerine, göçmen kuşların ve balıkların yön bulmalarına yardımcı oluyor. 20. yy ile birlikte var olan bu doğal manyetik alana, insan yapımı cihazların oluşturduğu yapay manyetik alanlarında eklenmesiyle tehlike çanları çalmaya başladı. Doğal olandan yaklaşık 1000 kat daha fazla olan yapay manyetik alanlar, canlı yaşamını olumsuz yönde etkiliyor.

Gözle görülmeyen fakat varlığını cep telefonumuz çalarken televizyon ya da bilgisayarımızdaki karlanma ile hissettiren, hatta gerilim hatlarına yakın uçan helikopterlerin düşmesine bile neden olabilen bu dalgaların, canlı yaşamı üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla birçok araştırma yapıldığı biliniyor. Araştırmalar sonucunda, yasalar ile bu alanlara sınırlamalar getirilmesine rağmen uzun süreli elektromanyetik radyasyona maruz kalmanın yaratacağı sağlık sorunları tartışılmaya devam ediliyor. Gücü ister yüksek, ister düşük olsun, bu dalgaların insan vücudunda dokuların ısınmasına ve kimyasal değişimlerine neden olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış. Elektromanyetik kirliliğin insanlar üzerindeki bilinen en önemli etkileri, bağışık sistemini zayıflatması, baş ağrısı, halsizlik, mide bulantısı, sinirlilik hali şeklinde sıralanıyor.

Elektromanyetik Alan Kirliliği Yaratan Kaynaklar İkiye Ayrılıyor

1-Doğal EM Kaynakları: Güneş, uzak yıldızlar, yıldırımlar

2-Doğal olmayan EM kaynakları

• Elektrik akımı taşıyan yeraltı ve yerüstü elektrik hatları
• TV ve bilgisayarlar,  
• Elektrikli ev aletleri (Elektrikli süpürge, saç kurutma, tıraş makinesi vb.)
• Mikro dalga fırınlar
• Radyo ve TV vericiler 
• Telsiz haberleşme sistemleri,
• Kordonsuz telefonlar 
• Hücresel telefon sistemleri ( GSM Baz istasyonları.)

Son yıllarda kullanım oranı oldukça artan cep telefonlarının zararları sürekli tartışılıyor ve yoğun kullanıldığı için zararlarının yüksek olduğu kabul görüyor. Kullanım yaşının çok aşağılara indiği cep telefonlarının kısa vadeli olumsuz etkileri baş ağrısı, yorgunluk, uykusuzluk olarak sıralanırken, uzun vadede verebileceği zararlar konusunda henüz kesin bir ifade kullanılmıyor. Fakat sık sık basında yer alan haberlere göre kansere bile neden olabileceği tartışılıyor. 

Kısa ve Uzun Vadede Belli Başlı Etkileri Nelerdir?

Elektromanyetik alanlara maruz kalmanın olumsuz etkileri frekansı, şiddeti, uzaklığı, maruziyet süresi gibi birçok faktöre göre değişkenlik göstermekle birlikte, yapılan araştırmalarda;

• DNA üzerinde hasara,
• Beyin ve kulak fonksiyonlarını etkileme,
• Bağışıklık sistemini zayıflatmaya,
• Uykusuzluk ve depresyona,
• Sperm sayısında azalmaya,
• Beyin tümörüne,
• Birçok kanser türünün gelişimine,
• Alzheimer hastalığına neden olabileceği tespit edilmiş.

Yaşam Alanlarımızda 'Elektromanyetik Kirlilik' Yaratan EşyalarYaşam Alanlarımızda “Elektromanyetik Kirlilik” Yaratan Eşyalar

Bebek Alarmı: Bebek alarmları eğer kullanılmak zorundaysa beşikten en az bir metre uzakta durmalı. 

Alarmlı Saat ve Radyolar: Elektrikle çalışan alarmlı saat ve radyoların yataktan en az 1,5 metre uzakta olması gerekiyor. 

Elektrikli Fırınlar: Elektrikli fırınlar çalıştıkları sırada mikrotesla seviyesinde hayli yüksek manyetik alan üretirler. Fırınlar çalışırken mümkün mertebe makul uzaklıkta durulması gerekiyor.

Elektrikli Tıraş Makinesi: Şarj edilebilir tıraş makineleri pilli olanlara göre daha az zararlı. Elektrikli olanlarda manyetik alan üretiyor. Elektrikli tıraş makineleri yerine jiletle tıraş olmak tavsiye ediliyor.

Fotokopi Makineleri: Ofislerde kullandığımız fotokopi makineleri de şiddetli manyetik alan ürettiğinden bu makineler 50 cm’den daha yakında durmamak gerekiyor.

Televizyon: Televizyonlar marka ve modellerine göre farklı manyetik alanlar üretiyor. Televizyonun arkasındaki radyasyon oranı önüne göre daha fazla. Fakat manyetik alanların duvarları geçebildiği unutulmamalı. 

Dizüstü Bilgisayar: Prize takılı kullanılmadığı sürece ürettikleri elektromanyetik dalga düzeyi düşüktür. 

Yatak odası aydınlatması, saç kurutma makinesi, saç şekillendirme aletleri, mikrodalga fırınlar, bilgisayar oyun setleri, elektrik süpürgesi, radyasyon yayan diğer elektrikli aletler arasında yer alıyor. Günümüzde bu makinelerin hayatımızdan tamamen çıkaramayacağımız bir gerçek. Fakat kullanım sürelerini sınırlamak ve sadece gerekli hallerde kullanmak öneriler arasında.

Korunmak İçin Öneriler

Elektromanyetik kirlilik kaynakları arasında cep telefonu, kullanım yoğunluğu nedeniyle en büyük risk grubuna giriyor. Bu sebeple cep telefonu kullanımını sınırlamak, alınacak önlemler içinde ilk sırada yer alıyor. Bilim adamları, ihtiyatlılık ilkesi gereği zararlı etkilerinin aksi kanıtlanıncaya kadar cep telefonu kullanımının sınırlandırılması, çocuklar ve hamile kadınların cep telefonundan uzak tutulması, kullanımı zorunlu ise kulaklık aracılığıyla kullanımı, uzun süreli konuşmalardan kaçınılmasını tavsiye ediyor. Ayrıca telefonların vücuttan olabildiğince uzakta taşınması da diğer öneriler arasında.

Dünya Sağlık Örgütü, 16 yaşın altındaki çocukların cep telefonu kullanmamalarını, eğer çok gerekli ise kullanım sürelerinin günde 10 dakikayı geçmemesini tavsiye ediyor. Saç kurutma makinesini kısa süreli kullanmak, yatak odasında televizyon, bilgisayar, cep telefonu vs elektrikli cihaz bulundurmamak alınacak önlemler arasında sıralanıyor. 

Elektromanyetik etkinin, kaynağa olan mesafe ile ters orantılı olduğu ve dalga üreten kaynaktan uzaklaştıkça etkisinin azalıyor olması nedeniyle elektrikli cihazlar çalışırken mümkün oldukça uzakta durmak fayda sağlıyor.

Kullanılmayan cihazların fişten çekilerek kapalı tutulması, kirliliğin azalmasında etkili olacağı söyleniyor. Dizüstü bilgisayarları fişe takılı değilken kullanmak, şarj olurken ise mümkün olduğunca uzak mesafede tutmak gerekiyor. 

Elektromanyetik alanlar açısından sağlıklı bir ortamda bulunduğumuzdan emin olabilmek için ev ve ofisimizde ölçüm yaptırmak, alınacak önlemlerin düzeyini belirlemek için önemli bir adım. 

Elektromanyetik Alan Ölçümleri

Türkiye'de Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), TÜBITAK ve üniversiteler, elektromanyetik alan ölçümlerini gerçekleştirmeye devam ediyor.  Elektromanyetik radyasyon konusunda her ülke kendi standartlarına göre limit değerler belirliyor. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler ve ABD dâhil olmak üzere birçok dünya ülkesinde ortak olarak kabul gören ve uygulanan sınır değerler de bulunuyor. Bu sınır değerler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından tanınan ve uluslararası bir komisyon olan ICNIRP (International Commission on NonIonizing Radiation Protection - İyonize Olmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu) tarafından, genel halk için günde 24 saat maruz kalındığı kabulüyle belirlenmiş.

Yasalarla Sınırlama

Elektromanyetik kirlilik ile ilgili usul ve esaslar 12.07.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘‘10kHz.-60GHz. Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkındaki Yönetmelik’’ hukuki dayanak oluşturuyor. Yönetmeliğin 17’nci maddesinde; ‘‘Bu yönetmelik kapsamındaki sabit telekomünikasyon cihazlarının kurulması işletilmesi ve kullanılması esnasında yönetmelikte belirtilen hususlara uygunluk kurum (Telekomünikasyon Kurumu) tarafından denetlenir’’ hükmü mevcut.

Bu yönetmeliğin 5. maddesi gereği; GSM baz istasyonları ve her türlü telsiz haberleşme iletim sistemini kapsayan tesislerin kurulması ile ilgili sadece yer seçimi konusunda görüş verme görevi İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne verilmiş.

Yorumlar

ekim diyor ki: (16 Temmuz 2013)

merhaba; yatak odasinda yatak basliginin elektrik hatti gecen duvara dayanmamasI gerektigini soylediler.Evimizde yatagimiz priz, tv ve telefon hattinin oldugu üçlù bir duvara dayalı ancak hiçbirini kullanmıyoruz.Yatağı diğer duvara taşıyamıyoruz çünkü komşumuzun odası var.Kullanmadigimiz bu priz de radyasyon yayıyor mu.? Ne yapmamizi önerirsiniz teşekkürler

Yorum yaz...