Sular Özgür Aktığında Daha Çok Ekonomik Fayda Sağlıyor

Yusuf Yavuz

Yüzyılın başında doğayı terbiye etmek kibriyle devasa barajlar ve HES'ler inşa eden Amerikalılar, bugün son kullanma tarihi gelmiş on binlerce barajı büyük maliyetler karşılığında sökmenin derdine düşmüş durumda. Amerikalıların nehirlerin restorasyonu yönünde attığı adımları inceleyerek bu konudaki görüşleri de yansıtan bir makale yazan Washington Post yazarı Juliet Eilperin, ABD'deki barajların kaldırılması çalışmalarının 2006-2010 yılları arasında 241 barajın yıkılması 

ile birlikte artış gösterdiğini ve bu konuda yüzde 40 oranında artış olduğunu kaydetti. Yıkılan barajların çoğunluğunun ülkenin doğu ve iç batı kesiminde yer aldığını ve dokuma fabrikalarıyla kağıt ürünleri üreten işletmeler dâhil 20. yüzyıl sonlarında tüm sanayinin enerji ihtiyacını karşılayan kaynaklar olduğunu belirten Eilperin, makalesinde zaman içerisinde yıpranan altyapı ve azalan balık rezervleri tehdidiyle yüz yüze kalan insan topluluklarının, akarsuların kontrol altına alınmayıp serbestçe aktığında daha fazla ekonomik fayda sağlayabileceğini anlayarak, ülkenin her köşesinde kilit noktalardaki su yolları üzerinde kurulan barajları bir bir yıkmaya başladıklarını aktarıyor.

GEÇMİŞTE RADİKAL GÖRÜŞTÜ, ŞİMDİ GENİŞ KABUL GÖRÜYOR

Makalesinde, barajların yıkılmasıyla ilgili görüşlere de yer veren Eilperin, bu yıkımları çevresel nedenlerden dolayı destekleyen Amerika Nehirleri Grubunun başkanı Bob Irvin'in “geçmişte radikal olarak görülen düşüncenin günümüzde hâkim görüş olarak benimseniyor. Bütün yaşananlar doğanın kendisini nasıl yenileyebildiğine dair deneyler olarak nitelendirilebilir ve Elwha bunun en büyük örneğidir" yönündeki görüşünü aktarıyor.

NEHİRLER RESTORE EDİLİYOR

Yerel topluluklar ve çevreci grupların hukuki itilaflar oluşturarak yükselen seslerinin, ABD yetkililerini normal şartlarda bugün varlığını sürdürebilecek bazı barajların kaldırılması yönünde harekete geçirdiğini belirten Eilperin, "bu kararlar, barajın varlığının önem taşıdığı Kuzeybatı Pasifik gibi bölgelerde siyasi tartışmalara yol açsa da, aynı zamanda bugünkü tarihsel uzlaşmalara da şekil vermiştir. İçişleri Bakanı Ken Salazar bir beyanında, 'Elwha Nehri restorasyon çalışması, toplumun geniş bir kesiminin desteğiyle, nehirlerimizin ve geçimini bu nehirlerden sağlayan toplumların yaşatılmasını sağlayacak çalışmalara bir temel sağlayarak, nehir restorasyonu alanında yeni bir dönemi başlatmaktadır' şeklinde ifadeler kullandı" diyor.

İHTİYACIN YÜZDE 10’UNU KARŞILIYOR

1940 yılında Birleşik Devletlerin elektrik ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayan barajlar bir zamanlar ulusun enerji kaynağı olarak büyük rol oynadı. Bugün, Birleşik Devletlerdeki barajların üretim kapasiteleriyle övünç duyulan sadece yüzde 3 kadarının üretimi ile ihtiyacın yüzde 7 ila 10'u karşılanmaktadır. Ortalama bir kömür santralinin 500 megavatlık kapasitesiyle karşılaştırıldığında Elwha nehri üzerindeki 19 megavatlık iki baraj çok mütevazı bir miktarda elektrik üretiyor. Ulusal Hidrolik Enerji Birliği Başkanı Linda Kilisesi Ciocci, hidroelektriğin düşük karbon emisyonu nedeniyle ideal bir enerji kaynağı olduğunu söylüyor. Ciciocci, endüstriyel barajları geliştirmenin yanında dalga ve gelgit enerjisi gibi teknolojik yeniliklerle birlikte 15-20 yıl içinde üretim kapasitesini yüzde 66 oranında arttırmayı umuyor.

80 BİN BARAJ 50 YAŞINA GELDİ

ABD'deki 80 bin barajın 50 yıl önce inşa edilmesi, ülke çapında devlet yetkililerini endişelendiriyor. Bugünlerde yetkililer, üretim kapasiteleri dolan bu barajlardan nasıl kurtulacağını düşünüyor. Duke Üniversitesi'nden Nehirbilim ve politika profesörü Martin Doyle, ABD'deki barajların yüzde 85'inin 2020 yılına kadar ömürlerini tamamlayacağını tahmin ediyor.

MİLYONLARCA DOLARLIK SÖKÜM MALİYETİ FONLARDAN

Pennsylvania Eyaletinde sökülen toplam 186 barajın neden olduğu zararları gidermek için ödenen tazminatların küçük bir ülkenin bütçesine eşit olduğu belirtiliyor. Devlet fonları milyonlarca doları bulan barajların kaldırılması maliyetini karşılamak için ülke genelinde büyük çabalar sarfediliyor. 1900'lü yılların başında sadece bir kaç yıllık enerji üretimi için inşa edilen dev barajlar bugün Amerikan devletinin en büyük sorunlarından biri haline gelmiş durumda.

ABD TÖRENLE BARAJLARINI YIKIYOR 

Türkiye'nin birçok konuda model aldığı ABD’de, barajlar konusunda geçtiğimiz yıl ülke tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini yaşandı. Washington yakınlarında bulunan 33 metre yükseklikteki Elwha barajının geçtiğimiz yıl adeta törenle yıkılması, Amerikalıların akarsuların yönetimi yönünde bir kaç yıldır gerçekleştirdikleri geniş çaplı değişimin son adımı olarak yorumlandı. ABD yönetiminin kâbusu haline gelen barajların yıkılmasıyla ilgili ayrıntılara geçmeden önce kısa bir anımsatma yapmakta yarar var. 1800'lerin sonunda başlayan büyük barajlar yapma konusunda ABD'li yöneticilerin hemen hepsinin görüşü de aynıdır. Dönemin yöneticilerine göre doğa vahşi bir güçtür ve insanoğlunun onu eğitmesi gerekmektedir. ABD Jeolojik Tetkik Dairesinin, 1881-1889 yılları arasındaki başkanı Wesley Powell'in 'nehirler denize israf ediliyor' sözü, 1902'de Başkan Roosevelt'e de ilham verir ve büyük baraj ve sulama projelerinin temeli atılır. Hintli aktivist Vandana Shiva'nın 'bgts' yayınları arasında çıkan 'Su Savaşları' kitabından aktardığımız bu ayrıntıların yanına, yine Shiva'nın dikkat çektiği Ordu Mühendis Kıtaları'nı da ekleyelim. 1775'te ABD ordusu bünyesinde kurulan mühendis kıtalarının 32 bin sivil, 300 de asker personeli olduğunu kaydeden Shiva, ABD'nin baraj projelerini yürüten bu devasa örgütün ülke sınırlarını aşarak 'Yeşil Devrim' hareketiyle üçüncü dünya ülkelerinde barajlar inşa ettiğini aktarıyor.

Yorumlar

fatma özdemir diyor ki: (24 Temmuz 2013)

İnsanoğlu Doğaya Hükmedemez !!!!

Yorum yaz...