Pardon! Bu Evde Çöpler Nereye Atılıyor?

Bea JohnsonDoğamız gereği “zararsızlık” iyi insan sıfatının tam ortasında duruyor. Ancak öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, zararsız olabilmek gittikçe zorlaşıyor. Menfaatler, çıkarlar, korkular, endişeler, garanticilik gün geçtikçe “zararsızlıktan” daha uzak bir hayata sürüklüyor bizi.

Çoğu zaman “zarardan” kastedilen insan ilişkileri olarak düşünülüp zararsız iyi insan sıfatını kazanmak yeterli olabilir. Ancak “zararsızlık” sadece insan ilişkileriyle değil çevrenin tamamıyla olan iletişimin sağlanması ve çevrenin tamamına “zararsız” olunması durumunda gerçek anlamını kazanıyor.

“Zararsız” olmanın en büyük yardımcısı ise “farkındalık.” John Kabat-Zinn’in de dediği gibi 'Yargısız bir şekilde şimdiki ana odaklanabilmek amacıyla, dikkatinizi toplayabilmektir.' Yargısız bir şekilde çevreyle iletişim kurabilmek, ekosistemin sesini duymak, yapabileceklerini görmek çevre adına mükemmel bir farkındalık. Bu farkındalığa varmış aynı zamanda fark ettiklerini uygulamaya geçirmiş bir hikâye sunuyoruz şimdi sizlere. Zararsız ve farkında olmak için uzun yıların geçmesi gerekmiş, ama geri dönüşü “dönüşümlü bir hayat” ile sağlamış kıtalar arası bir hikâyesi.

Hikâyemizin kahramanı Fransız asıllı Bea Johnson. Hayatında ki bütün rollerinin hakkını vermek onun en büyük özelliği. İki çocuğu için iyi bir anne ve Amerika’da kalma sebebi olan eşi için iyi bir eş. Bu iki rolü dışında üzerine aldığı Amerikalı olma rolü var ki, bu rol sayesinde farkındalık kazanıp çevreci rolünü edinmiş.

Bea evlenip Amerika’ya yerleştikten sonra tipik Amerikan hayatına kısa sürede ayak uydurmuş. Büyük bir ev, bir köpek, 4x4 bir araba, tüm beklentilerin karşılandığı, kişisel anlamda hiçbir problem barındırmayan, mutlu olduğu sorunsuz ve sonsuz bir hayat. Peki sonsuzluk ne ifade ediyordu Bea’nın hayatında. Sonsuz sevgi, sonsuz aşk, sonsuz şevkat. Bunların hepsinden zaten çok emindi, emin olmadığı hayatın sonsuzluğuydu. Geri getiremeyeceği sonu olan birçok şey vardı ve o sonu olduğunu bilerek tüketime devam ediyordu.

Bea’nın hayatındaki doyumsuzluğu fark etmesi 7 yılını almış. 7 yıl mutlu anca zarar vererek yaşamış olmasını Bea “Benliğimin bir yerleri çürüyüp gidiyor gibime geldi.” diyerek açıklıyor. Bu farkına varış bunalımlı ve sıkıntılı bir döneme itiyor aileyi ve bu sıkıntının içinde, San Francisco’dan ayrılıp başka bir yere taşınmayı deniyorlar. Ama uygun bir ev bulamadıkları için eşyalarının tümünü bir depoya bırakıp iki yıl küçük bir eve sığıyorlar. Bu iki yıllık süreç aile için bir eğitim dönemi oluyor aslında. Onlara ekolojik yaşamın kapılarını aralayan bir okul oluyor.

Küçük evBu küçük ev sayesinde, az eşya ve az harcamayla küçük alanlarda pratik yaşamın güzelliğini ve rahatlığını fark ediyorlar. Geride bıraktıkları çok odalı evlerinin aslında ne kadar gereksiz ve fazlalık olduğunu anlıyorlar. Küçük yaşamlarının onlara en büyük artısı ise beraber daha fazla vakit geçirip birbirlerini daha fazla görmeleri oluyor. Beraberce basit yaşamı öğreniyorlar. Zararsız ve farkında bir hayat yaratıyorlar kendilerine ve yarattıkları bu hayat önlerine yep yeni bir pencere olan ekolojik yaşamı sunuyor.

Fiziki olara küçültülmüş ancak manevi ve işlevsel anlamda büyümüş hayatlarından gereksiz gördükleri her şeyi çıkartmak ilk işleri olmuş. Az eşya, az enerji, çok insan gücü ile atıksız olmayı hedeflemişler. Kullanılıp da işi bittikten sonra evin dışına gönderilen “çöp” yok denecek kadar az onların yaşamlarında. Bütün bir yılda birkaç kiloyu geçmiyor. Béa bunu sağlayabilmek için beş ilkeye dayanan bir yaklaşımı yaratmış: Reddet, Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür ve Çözündür. Yani, gereksiz olan bir şeye ‘Hayır’ diyebilmeyi işin başında becereceksin; kullandığını yeterince ve az kullanmayı bileceksin; ekrar tekrar kullanacaksın; ya da başka türlü kullanacaksın. Sonunda da gerçek atığı çözündürüp örneğin gübre yapacaksın.

Geri dönüşümü bu kadarı imkânsız denecek derecede yaşayan Bea ve ailesi sıradan bir ailenin hayatından çok farklı değil aslında. Kesin ve keskin bir çizgiyle hayatlarını değiştirmeleri haricinde “dikkat etmekten başka bir şey yapmıyorum” diyor Bea. Evi için yaptığı alışverişlerinde ambalajlı, kutulu, paketli hiçbir şeye elini uzatmıyor. Alışveriş yaptığı özel yerleri var buralarda her şey açıktan satılıyor. Örneğin mutfak alışverişi için direk çiftçinin elinden çuvalla markete gelmiş tahılları tercih ediyor. Domatesini çiftçisinden alıyor ve bir yıl yetecek kadar salçasını yapıp kapalı fabrika ürünlerinden böylece uzak durmuş oluyor.

Atığı Sıfır Ev:  Çöpü Azaltıp Yaşamı Basitleştirme Rehberi.Mutfağında sayısız dolabı var. Hiçbir şeyi atmıyor. Gıda ürünlerinin sağlıklı saklandığında mutlaka tekrar kullanılabilme imkânı olduğunu savunuyor. Birçok vakumlu kavanozu ve saklama kabı var. Böylece hem gıda israfı yapmamış, hem de parasını ziyan etmemiş oluyor. Evinin neredeyse bütün dekorasyonu beyaz. Gün ışığından daha fazla faydalanabilmek için açık renk dekorasyon tercih edilmiş. Ailenin her ferdinin birer bisikleti var. Hem sağlıklı kalmak için spor oluyor hem de arabanın çevreye vereceği zarar engelleniyor.

Atık malzemeden geri dönüştürülerek yapılmış birkaç takısı ve şapkası dışında aksesuar kullanmıyor. Giyside de azla yetiniyorlar. Bea’nın bir kolsuz badisi, bir gömleği ve bir tişörtü var. Bu üç kıyafet ona birkaç sezon gidiyor. Her giydiğinde farklı bir modele dönüştürdüğü kıyafetlerinden bu sayede sıkılmıyor.

Hayatları için geliştirdikleri sistemlerini gün geçtikçe daha pratikleştirip ve daha imrenilecek bir felsefenin temeline oturtup mutluluklarını paylaşıyor Jonhson ailesi. Çevreye verilecek zararı mümkün olduğunca hiçe indirmeye çalışıyor ve insanları buna teşvik ediyorlar. Bu teşviki çektiği ilgiden dolayı bir blog sayfasına taşımış Bea. Ev için pratik çözümler, değerlendirilebilir gıda ve eşyalar, atıkların ayrıştırılması, bahçe yetiştiriciliği ve kaynak tasarrufu gibi birçok konuda yazan Bea, Nisan 2013’te yayımlanacak bir kitap üstünde de çalışıyor. Kitabın adı: “Atığı Sıfır Ev: Çöpü Azaltıp Yaşamı Basitleştirme Rehberi.” Blogu kadar ilgi göreceğe benziyor.

Geleceğini garantiye almak Jonhson ailesinin mutlu hayatı kadar yakında ve kolay aslında. İçinde yaşadığımız ve giderek büyüyen çöplüğün bir parça eksilmesi az gözükse de çok şey ifade ediyor. Korkmadan yaşanacak bir gelecek için geri dönüşüm tek çıkış yolumuz.

Yorum yaz...